Cuma, 18 Ocak 2013 15:19

Boşanmak

Yazan Bahar Karakaya
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Aile ve evlilik uzmanları, evliliklerde, bazı yılların çiftler için kritik dönemler olduğunu hep söylerler. Bunlar belki de geçilmesi gereken sınavlardır; geçebilenler devam eder.

 

Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre, evlilikte en kritik yıllar 6. ve 10. yıllarmış. Türkiye’de boşanmaların yüzde 21.77’si 6 ile 10. yıl arasında gerçekleşiyormuş. Araştırmaya göre ikinci sırada 10 bin 793 boşanmanın gerçekleştiği 16. yıl ve sonrası dönem geliyormuş.

Aile uzmanı değilim belki ama bir avukat olarak meslek yaşantım boyunca pek çok boşanma davası gördüm. Birbirlerine karşı çok kibar ve anlayışlı olan çiftler olduğu gibi, süreci daha da zorlayanların sayısı hiç de az değil. Hatta adliye koridorlarını dolaşsanız, ceza mahkemelerinden sonra en hareketli mahkemeler hep aile mahkemeleridir.
Her ilişkide olduğu gibi burada da iş boşanma aşamasına gelince asıl önemli olan saygı. Çünkü görücü usulü ile evlenen ile yıllarca beraber olup evlenen arasında o son noktaya gelindiği zaman hiçbir fark kalmaz. Bir anda her şey unutuluverir. Yıllarca sevilen, aynı yatağa girilen, öpülen, koklanan, sarılıp yatılan, sıkıntılar paylaşılan, güzel günler geçirilen, birlikte kahkahalar atılan o adam/kadın olmaz artık karşıdaki. Hele bir de aileler girdi mi işin içine, daha da çekilmez olur her şey.

Peki ortada bir de çocuk/çocuklar varsa?

Çocuktan sonra evlilikler çok daha ciddi sınavlar vermeye başlar. İpler gerilir, gerilir…
Bir anlık öfke ile söylenen sözler, bir süre sonra fikirleri etkiler.
Sonra duygusal anlamda kopmalar, belki teselliyi başkalarında aramalar ve nihayetinde kopan evlilikler.
Kimi evlilikte de çocuktan sonra bu hale gelindiğini bilinir ve çocuk için devam edilir.
Yine DİE verilerine göre çocuksuz çiftler çocuklulara göre boşanma yolunu daha çok tercih ediyorlarmış. Türkiye’de 2003 yılı itibarıyla toplam 50 bin 108 kişi boşanırken, 6 ve üzerinde çocuğu olan ailelerde sadece 606 boşanma yaşanmış. Çocuk sayısı azaldıkça, boşanma oranı artıyormuş.
Sağlıklı olan hangisidir, tartışılır.

Zedelenmiş ve hatta kopma noktasına gelmiş bir ilişki çocukla ne kadar ayakta durabilir? Birbirine saygısını yitirmiş anne-baba, o çocuğu nasıl yetiştirebilir? Nasıl örnek olabilir?

Peki ya gün gelip o çocuk büyüdüğünde ve hatta yuvadan uçup gittiğinde, o anne-baba baş başa kaldığında durum ne olur?

Diyelim ki iyi kötü boşanıldı, o çocuk iki kişi arasında sağlıkla büyüsün derken anne-baba daha çok yıpranmaz mı?
Ya da anne-baba karşılıklı inatlaşırken, velayeti alanın diğerine çocuğu göstermemesi halinde, dahası icra yoluyla alınıp, diğer tarafa adeta bir eşya gibi teslim edildiğinde çocuğun psikolojisi ne olur? Nasıl düzelir?
Elbette yürümeyen, artık çekilmez hale gelen bir evliliğin devam etmesi kimseye fayda sağlamaz. Bazen bitirmek en doğrusudur ama çocuklu bir evlilikte her an gerekli olan saygıya, boşanma anında daha da çok ihtiyaç vardır. Artık karşınızdaki insan sizin çocuğunuzun annesi/babasıdır. Bu hayatta çocuğunuzdan vazgeçemeyeceğinize göre, boşanmış dahi olsanız, o insanı da hayatınızdan çıkarma şansınız yoktur.

Çocuk, evlilikte ciddi bir sınavdır. Kaprisleri, nazları bir tarafa bıraktıran, kişiyi bencillikten arındırması gereken, şakaya gelmeyen, telafisi olmayan çok ciddi bir sınav.

Ve bence bu sınavı geçebilmenin en iyi yolu, iyi anne-baba olmak değil, iyi karı-koca olabilmektir. Birbirine saygılı, anlayışlı ve hatta birbirini sevdiğini, hem de bir zamanlar nasıl sevdiğini unutmadan.

Çocuğunuza anne/baba diye seçtiğiniz kişinin aslında ve ilk önce sizin eşiniz olduğunu, birlikte yaşlanmak istediğiniz, yanında huzurlu ölmek istediğiniz kişi olduğunu hiç unutmamak gerekir.

Çünkü bir gün o çocuk büyür, hayat sakinleşir ve asıl yalnızlık o zaman başlar.

Son Düzenlenme Perşembe, 04 Nisan 2013 13:25
Bahar Karakaya

Bahar Karakaya

Aslında avukat ama önce anne, eş, dost.
Okur, gezer, yazar.
Sonradan olma Ankaralı.

@ardaninannesi on Twitter
ardaninannesi.blogspot.com
http://followgram.me/ardaninannesi

Web site www.facebook.com/ardaninannesi

Son Ekledikleri: Bahar Karakaya

İlgili Video

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :