Cuma, 25 Temmuz 2014 15:25

Çocuklarda hiçbir formül işlemez

Yazan Ece Koçal
Öğeyi Oyla
(0 oy)

14 yaşında bir kız annesi olan Bennu Yıldırımlar, çalışmaya ve tempoya âşık kadınlardan. Sadece hamilelik döneminde işe ara verdiğini söyleyen ünlü oyuncuyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde buluştuk ve kadın haklarından kızı Ada’yla ilişkilerine kadar her şeyi konuştuk.

RÖPORTAJ:  ECE KOÇAL  FOTOĞRAFLAR:  ŞAHİN TUHAN

Öğrencilik yıllarından bugüne, hep üretken olmuş birisiniz. Çalışmak sizin için ne ifade ediyor?

Çalışmak, pek çok kişi gibi bana da özgürleşmeyi ifade ediyor. Çalışmadığım tek dönem, hamilelik sürecimdi. Ada 10 aylıkken yeniden başladım. Aslında 10 aydan önce de çalıştığım tiyatrodan iş istemiştim. Ama onlar “Daha yeni anne oldun” diye o tarihi ötelediler. İnsan annelikle birlikte başka bir rutine giriyor. Devamlı çalışan ve o tempoya alışmış biriyseniz, bir süre sonra “Anneliğin dışında bir işe yaramıyor muyum?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bunlar çok doğal süreçler…

Peki nasıl bir annesiniz?

Bunu açıklamak bence çok zor. Elimden geldiğince kızıma yardımcı olmaya çalışan bir anneyim. Onun beni nasıl gördüğü daha önemli tabii ki… Anne bennu yildirimlar working mother trbabanızdan gördüğünüz şeyleri siz de kendi çocuğunuzda tekrar ediyorsunuz. Belki zamanında onlarda eleştirdiğiniz davranışları, bir bakmışsınız siz de kendi çocuklarınıza yapıyorsunuz. Ama bir şekilde kendi yolunuzu çiziyorsunuz. Bildiğiniz doğrular ve yanlışlar hakkında siz de kendi kitabınızı yazıyorsunuz. Her bebek ayrı bir dünya. Kitaplarda yazanlar her bebeğe uymuyor.

Disiplinli ve otoriter bir anne misiniz?

Disiplin uygulamaya çalışırım ama karşınızdakinin sizin disiplininize nasıl cevap verdiği daha önemli. Bunu en iyi anneler bilir. Karşınızdaki kişi verdiğiniz disipline belli bir dozaja kadar yanıt veriyordur. Fazlası, tepki göstermesine sebep olabilir. Siz de ona göre bir yol çizersiniz. tabii ki disiplinli olmasını öğretmeye çalışıyoruz. Diğer taraftan siz nasıl yaşıyorsanız, çocuğunuz da bunu görüyor ve örnek alıyor.

Evhamlı mısınız?

Bu paylaşımla ilgili bir durum bence. Özellikle belli bir yaştan sonra çocuğunuzun her anını onunla birlikte geçiremiyorsunuz. Onun size her şeyini anlatabilen biri olması için o güveni karşılıklı sağlamanız gerekiyor

Bunun için biraz da arkadaş gibi olmak gerekir sanırım… Peki, ama nasıl?

Ben çocuklarda hiçbir formülün işlemediğini gördüğüm için ‘Çocukla arkadaş olabilmenin sırrı nedir?’ bilemiyorum. Artık tüm bebeklerin kendi kişilikleriyle doğdukları kanıtlanmış durumda. Bu küçük varlıklar da bize bir şeyler öğretiyorlar. İstedikleri, istemedikleri, öfkelendirdikleri, işine gelmedikleriyle bizi şekillendiriyorlar. Örneğin anne baba olarak bizim hayatımız biraz tempolu. Ama Ada bize biraz daha rahat olmayı öğretmeye çalışıyor bence.

Ada’nın sahne sanatlarına ilgisi var mı ?

Evet, ileride müzikal oyuncusu olmak istiyor. Şu an 14 yaşında. Koroporte isiminde bir grupları var. Sanat yönetmenliğini Yaprak Sandalcı’nın yaptığı bu gösteri topluluğunda, çocuklar ve gençler klasik müzikten yola çıkarak hikayeler anlatıyorlar.

Ada’yla geçen yıllara baktığınızda en zorlandığınız dönem hangisiydi?

SBS dönemiydi herhalde. Herkes o yarışın içinde, siz de geri kalmasın diye çocuğunuzu aynı yyarışa sokuyorsunuz. Ama hayatın bir sınav olmadığı gerçeği var. Bu gibi ikilemler yaşadık. Ama sanırım bunlar hiç bitmeyecek. Örneğin dört yıl sonra üniversite sınavı var. Üniversiteden sonra da başka dertler… Sonuçta, çocuk sahibiyseniz onu düşünmekten, onun için endişelenmekten vazgeçemiyorsunuz.

bennu-yildirimlar-roportaj-working-mother-trHâlâ devam etmekte olan Umutsu Ev Kadınları’na gelirsek… Bu diziye başlarken bu kadar uzun süreceğini tahmin etmiş miydiniz?

Yok, tahmin etmemiştim. Yaprak Dökümü’nde de öyle olmuştu. Ayrıca zaten bir işe uzun sürer mi diye düşünerek girmiyorum. Şansıma devam etti bu da. Bu adaptasyon bir dizi. Daha önce Balkan ülkelerinde denenmiş. Ama onlar birebir uyguladıkları için başarılı olamamış. Bizim adaptasyonumuz kültürümüze yakın olduğu için sevildi. Daha naif. Dizimiz en son Çin’e bile satılmış durumda.

Hep üzgün ve asık suratlı rollerde oynayan biri olarak biliniyorsunuz. Gerçekte nasılsınız?

Ben komedi de oynasam sanırım insanların kafasındaki ilk görüntü öyle kaldığı için bunu değiştirmek zor. Örneğin Umutsuz Ev Kadınları’ndaki karakterimde komedi tarzında oynadığım yerler de var. Ayrıca gözümün yapısından dolayı, insanlarda hüzün hissi uyandırıyorum sanırım. Bir de gözüm ışığa hassas olduğu için fazla sulanıyor. O yüzden puslu bakıyorum. Ama beni tanıyanlar öyle hüzünlü olmadığımı söyler. Zaten bunu ispat etmek zorunda da değilim. Kahkaha atınca da ‘Ne garip gülüyormuş’ diyorlar. Ben bunları değiştirmeye uğraşmıyorum. Öyle bir çabam yok.

Haftalık temponuz nasıl?

Haftanın beş günü çekim var. Bunun bir gününde benim çekimim olmayabiliyor. Bizim sette günde 12 saat çalışma uygulaması var. Zaten sabah altıda kalkıp güne başlayan biriyim: Gece 12 gibi yatarım. Ben şehir insanıyım. Bu dinamizmi seviyorum.

Sizi bir takım kadın hakları projelerinde de görüyoruz. Bunları nasıl bir dürtüyle yapıyorsunuz?

Bazı gerçeklerin göz önündeki kişiler tarafından aktarılması, dikkat çekmek için önemli. Bu nedenle, bana fırsat verildiğinde üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Ama amacına ulaşıyor mu bilmiyorum. Çünkü sorun çok daha derinlerde. Kadın her anlamda kıstırılmış durumda. Şiddet, işsizlik… Hele bir mesleği de yoksa çıkışı olmuyor.

Bunları sosyal medyada da paylaşmaya özen gösteriyorsunuz…

Mümkün olduğunca, dikkat ederek, sınırlarımı da bilerek… Bize hep sınırlarımızı bilmek öğretilmiştir ya! Siz nasıl istediğiniz her şeyi yazamıyorsanız, ben de istediğim her şeyi söyleyemiyorum. Yine de beni takip eden biri alt metinleri okuyordur.bennu yildirimlar roportaj working mother tr

“Şu an rol aldığım Dar Ayakkabıyla Yaşamak oyununda, bir ayakkabı fabrikasında dayatılanlara sadece beş işçi karşı çıkıyor ve açlık grevine başlıyorlar. Bunun üzerine medya işin içine giriyor ve işçilerin bu mücadelelerini bir şov haline getiriyorlar. Öyle bir yarışma programı düzenleniyor ki, hangi işçi daha önce öleceği üzerine iddialara giriliyor. Tam bir kara komedi.’

Son Düzenlenme Cuma, 25 Temmuz 2014 15:54
Ece Koçal

Son Ekledikleri: Ece Koçal

Benzer Öğeler (etikete göre)

yukarı çık