Cuma, 01 Ağustos 2014 11:38

Kim bu eve ekmek getiren anneler?

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Amerika’daki çocuklu ailelerin yüzde 40’ında kadınlar, kocalarından daha çok  para kazanıyor. Peki, kim bu kadınlar? Bu sorumluluk aile yaşantılarını nasıl değiştiriyor? Türkiye’de durum ne?  Konuyu ayrıntısıyla inceledik.

“Evliliğimizin ilk yarısında kocam benden daha fazla kazanıyordu. Ama ben kariyerimde çok daha hızlı yükseldim ve maddi kazancım onunkini geçti. Kocam bu durumu hiç sorun yapmadı; aksine ‘İleride ev erkeği olacağım’ diye espriler yapıp duruyor. O kesinlikle benim gibi hırslı biri değil!” Bu sözler Olympus Amerika’nın pazarlama müdürü ve üç yaşında bir çocuk sahibi Amy Leslie’ye ait.

Amy’nin aile içindeki bu rolü, Amerikan aileleri arasında artmakta olan yeni bir gerçeği gösteriyor. Pew Araştırma Merkezi’nin 2013 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, Amerika’daki çocuklu ailelerin yüzde 40’ında kadınlar, kocalarından daha çok kazanıyor. Ortada böyle bir gerçek olmasına rağmen, bu araştırma ilk yayımlandığında ABD’de ciddi bir tartışma çıktı. En çok da bu kadınların kariyer hedefleri, çocuklarına nasıl baktıkları, eşleriyle ilişkilerinin nasıl olduğu konuşuldu. Ama kimse bu kadınlara, eve ekmek getiren kişi olarak ne hissettiklerini ve buraya nasıl geldiklerini sormadı. Şu ana kadar… Bu verilerin üzerine Amerikan Working Mother Araştırma Enstitüsü, 2 bin çalışan anne ve babayla maddi kazançlarının ailevi ilişkilerini, kariyerlerini ve kendilerini nasıl etkilediği yönünde bir araştırma yaptı. Araştırmanın sonuçları, kadın ve erkeklerin cevaplarının pek de benzer olmadığını gösteriyor. Örneğin ev işleri konusunda, evin daha çok kazanan ebeveyni olan anneler, evin daha çok kazanan ebeveyni olan babalara göre daha fazla sorun yaşıyor. Bu noktada belirtmek gerekir ki, kariyerinde yükselirken eşinden her anlamda destek gören kadınlar, ev hayatında daha mutlu oluyor.

“Aile içindeki rollerin seçimi, mutluluk üzerinde önemli bir etkiye sahip. Ama bu araştırma gösteriyor ki, toplumsal beklentiler bu konuda hâlâ önemli bir engel oluşturuyor” diyor araştırmanın sponsoru olan PVC’nin Ayrımcılık Stratejisi Uzmanı Jennifer Allyn. Çünkü araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin yüzde 70’inden fazlası, toplumun, erkeğin aile içinde daha çok kazanan konumda olmasını beklediğini düşünüyor. Türkiye gibi ataerki toplum yapılarında bu gibi baskının daha da fazla olması muhtemel. Ancak özellikle büyük şehirler- deki yaşam mücadelesi, kodlarımıza işlenen “evin direği erkektir” yaklaşımını yavaş yavaş değiştiriyor. Örneğin; iki yaşında bir kız çocuğu sahibi olan bankacı Melek Yılmaz, eşinden çok kazanan bir anne. “Evlendiğimizden beri bu böyle” diyor ve sebeplerini şöyle anlatıyor: “ hem üniversiteyi geç bitirdiği hem de araya askerlik girdiği için kocam iş hayatına benden beş yıl geç başladı. İleride bu farkın kapanacağını tahmin ediyoruz. Şu an ben ondan çok kazansam da evin tüm sorumluluğu bende. Tüm faturaları ben ödüyorum, bütçe hesabını ben yapıyorum. Ev işlerine yardım ediyor ama maddi konularda beni asistanı gibi kullanıyor. Bence bunun böyle olması çok normal; çünkü kadınlar daha sorumluluk sahibi ve becerikli. Erkek sabit düşünüyor, kadınsa dansöz gibi. Eşim bazen ‘Sen benden çok kazanıyorsun’ diyor ama bizde senin paran benim param ayrımı yok. Bu nedenle sorun yaşamıyoruz.”

Şans mı Seçim mi?

 Working Mother Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı araştırmanın sonuçlarından bir diğeri, eve ekmek getiren kadın katılımcıların yüzde 72’si aile içinde kimin daha çok kazanacağını planlayarak yola çıkmamış. Zaman içinde kadının kazancı, erkeğinkini geçmiş. Ancak eve ekmek getiren babaların yüzde 59’u bunu eşleriyle tartışarak, kendi kariyerlerinin daha ön planda olacağını planlayarak bu noktaya gelmişler. Planlı bir şekilde evin asıl geçim kaynağını kazanan annelerin çoğunluğu ise bu kararlarının sebebi olarak, kocalarına göre daha hırslı veya başarılı olmalarını gösteriyorlar. Araştırmaya göre, eşlerinden fazla para kazanan anneler, fazladan stres altında olduklarını söylüyorlar. “En çok zorlandığım konu, aileme bakmanın her zaman öncelikli olarak benim sorumluluğum olması. Bu bende çok fazla baskı yaratıyor”  diyor Michelle. Bu nedenle eve ekmek getiren annelerin yüzde 22’si eşlerinin aile gelirine daha çok katkı yapması gerektiğini düşünüyor.

Evde İkinci Mesai

 Her coğrafyada, her şartta kadınların omuzlarındaki yük, erkeklerinkinden çok daha fazla. Çünkü kadınlar, ailenin asıl geçim kaynağını kazansa da eşleri onlara bundan ötürü ekstra yardımcı olmuyor. Dolayısıyla evi geçindiren annelerin hayatı, evi geçindiren babalara göre daha zor. Örneğin ekmek getiren babaların yüzde 85’i eşlerinin çocuklarına ayırdığı vakitten memnunken, bu oran ekmek getiren annelerde yüzde 71’e düşüyor. Eşlerinin ne kadar ev işi yaptığı konusunda da benzer bir fark var “Evdeki her şeyi ben yapıyorum; bunun üzerine tam zamanlı çalışıp bir de master yapıyorum. Bu sırada kocam yeni bir iş kurmaya çalışıyor. Bu yüzden evdeki tüm işlerin bir listesini yaptım. Ve kocama bunlardan ikisini seçmesini söyledim. O da market alışverişi ve hafta sonları yemek yapmayı seçti” diyor araştırmaya katılanlardan Bethany.

Kesinlikle görev paylaşımı çok önemli… Ama bu konuda bizim toplumumuz o kadar gelişmiş değil. reklamcılık yapan Özlem D., “Hem uzun saatler çalışıyorum hem de çocuğu okula ve kurslara ben götürüp getiriyorum. Neyse ki çalışma saatlerim esnek. Bu noktada eşimden en azından haftada bir kez çamaşır yıkamasını bekliyorum. Ama o iş de nihayetinde evimize gelen temizlikçiye kalıyor” diyor. New York’taki Yetenek geliştirme Merkezi’nin kurucusu Sylvia Ann ise kadınlar kocalarına göre daha çok çalışsa da evdeki işbölümünün, bu değişikliğe uyum sağlayamadığını belirtiyor: “Erkeklerin yaptıklarıyla, yaptıklarını düşündükleri şeyler arasında çok büyük farklar var. Çalışan erkeklerin yüzde 50’si ev işlerini eşleriyle eşit bir şekilde bölüştüklerini düşünüyorlar. Ancak eşleri kocalarının ev işlerinin yüzde 30’undan daha azını yaptıklarını söylüyor.” Örneğin Amy Leslie, eşinin sadece çöp çıkarma ve bahçe bakımı işlerini üstlendiğini, kalan tüm ev işlerini ve çocukların bakımını kendisinin yaptığını söylüyor. Bu da pek tabii ki ev işlerinin yüzde 30’undan çok daha aza karşılık geliyor.

Destekleyici Roller

Kadın ve erkeklerin, birer ebeveyn ve eş olarak oynadıkları roller yavaş yavaş değişse de bu konuda bazı temel fikirler yerini koruyor. New York merkezli Aile ve İş Enstitüsü’nün kurucusu Ellen Galinski, “genç kadınlar, en az genç erkekler kadar hırslı. Ancak genç kadınların üçte ikisi hâlâ evde daha çok sorumluluk alıyor. Ailede temel gelir sahipleri olmalarına rağmen, ailelerine ayırdıkları vakit, 30 yıl önce annelerinin ayırdığıyla aynı. Çünkü bu, onlar için çok önemli.” Melissa Goville ve ailesi, bu konudaki değişen algı açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. JP Morgan Chase’de pazarlama müdürü olan Melissa, iki çocuk annesi ve kocasından daha çok kazanıyor. “Eşim çocuklarla daha çok vakit geçiyor ve ben de işimi yapabiliyorum. Şanslıyım ki onun desteğine sahibim. Kızım bir gün istediği her şeyi yapabileceğinin farkında, oğlum ise bir gün çocuklarıyla evde oturma seçeceği olduğunu biliyor.” Melissa yeni jenerasyon için bir örnek. Deneyimlerini paylaşmak için şirketinde bir mentorluk projesi bile başlatmış. Ayrıca kızı için rol model olmaktan da gurur duyuyor. Tabii zaman zaman zorlandığını kabul ediyor. Örneğin kızının okul gösterisine veya aile gezisine katılamadığı oluyor tabii ki.  Ama bu durumda da yine en büyük desteği kocası veriyor. Ve ona ailesi için ne kadar çok şey yaptığını hatırlatıyor… Çocuklar da artık modern ailelerin böyle yürüdüğünü öğrenip, buna uyum sağlıyor.

 

Dengeler Değişebilir

Sosyolog Dr. Pınar güran Aydın’a bu araştırmaya dair yorumlarını sorduğumuzda şöyle açıklama yaptı:  “Amerika’daki araştırmanın sonuçları kadınların son 20-30 yılda yüksek eğitime ve dolayısıyla iş hayatına katılımındaki artışın sonuçlarını yansıtıyor. ev içi işlerin ve çocukların sorumluluklarının kadınların omuzlarında olması, biraz da nesilden nesle aktarılan ve toplumsal olarak da genelgeçer kabul edilen bir davranış biçimi. eve ekmek getiren annelerin yetiştireceği kız ve erkek çocukların ekonomik anlamda güçlü ve donanımlı bir anne figürüyle büyümesi, onların da yetişkin olduklarında kadın ve erkek rollerine dair daha eşitçi bir fikre sahip olmalarını sağlayabilir. Ve ancak bu şekilde ev içi dengeler değişebilir. Annelerin özellikle erkek çocukların evde sorumluluk almalarını sağlamaları gerekiyor.”

Kadınlar, ailenin asıl geçim kaynağını kazansa da eşleri onlara bundan ötürü  ekstra yardımcı olmuyor. dolayısıyla evi geçindiren annelerin hayatı, evi geçindiren babalara göre daha zor.

Birleşmiş Milletler Tarafından Yapılan Bir Araştırmaya Göre:

1. Dünyadaki işlerin yüzde 66’sı kadınlar tarafından yapılıyor.

2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak yüzde 10’una sahipler.

3. Kadınlar dünyadaki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.

4. Kısacası dünyadaki işlerin yüzde 34’ü erkekler tarafın- dan yapılıyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin yüzde 90’ına ve toplam mal varlığının yüzde 99’una sahipler.

 

* Amerikan Working Mother dergisinin Şubat/Mart 2014 sayısında kullanılan “breadwinning moms” tabiri, bu yazıda “eve ekmek getiren anneler” olarak çevrilmiştir. Kocalarından daha çok maddi kazanca sahip, evin asıl geçim kaynağını kazanan anneler anlamında kullanılmaktadır.

 

Son Düzenlenme Cuma, 01 Ağustos 2014 12:10

İlgili Video

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :