Cuma, 25 Nisan 2014 12:00

70'lerden günümüze çizgi filmler

Yazan Hanife Yaşar
Öğeyi Oyla
(2 oy)

Kaç yaşımıza gelirsek gelelim, çocukluğumuzun çizgi filmlerini hatırlayınca mutlu oluyoruz. Çünkü onlar bizim için aileden biri! Anne babamız gibi bizi büyütüp bu günlere getirdiler... Ama zaman geçtikçe haliyle onlar da değişti. Şimdi var mısınız dünden bugüne çizgi filmlere birlikte bakalım?

cizgi_filmlerTürkiye’de ilk televizyon yayını 1950’li yıllarda yapılsa da evlerimize girmesi aslında 1970’lere denk düşüyor. Dolayısıyla ülkemiz için çizgi film dünyasının miladını bu dönem olarak kabul edebiliriz. Aradan geçen 44 yılda teknolojiyle birlikte çizgi filmlerde pek çok değişim yaşansa da çizgi film izleme tutkusu sadece Türkiye’de değil tüm dünyada hâlâ ayakta!

 

TEK KANALLI YILLAR
Sizi önce, yayınların İstiklal Marşı’yla açılıp kapandığı, “acil” durumlarda necefli maşrapanın çıktığı ve yarısı siyah-beyaz geçen tek kanallı yıllara, yani 70-80’lere götürelim. 

Bu dönemde ağırlıklı olarak kukla şovların, öğretici karakterlerin ve masal kahramanlarının filmlerine rastlıyoruz TRT’de. Yerli ya da yabancı çocuk yapımlarının yanı sıra Günaydın Türkiye ve Tele Pazar gibi programlar içinde kendine yer bulan çizgi filmlerin sayısı, bugünle karşılaştırılamayacak kadar az elbette. O yılları izleyici olarak değerlendirmeyi şimdilik kenara bırakıp, bir yayıncının gözünden yolculuğumuza devam edelim. TRT Eski Daire Başkanı ve Program Yapımcısı Serpil Akıllıoğlu, 70’li yıllarda TRT’de İşte Cumartesi programıyla ilk canlı yayınlardan birini hazırlayan kişi. 90’lı yıllarda artık özel kanallarda görev yapan Akıllıoğlu, kariyeri boyunca çok sayıda çocuk programı yapımcılığının yanında çocuk oyunları ve kitapları kaleme alan bir yazar aynı zamanda.

TRT tekelindeki dönemde radyo ve televizyonda az da olsa çocuk programları yapıldığını söyleyen duayen televizyoncu, o yıllardaki yapımları şöyle değerlendiriyor: “Radyolardaki çocuk saati programları 50’li yıllarda başlamıştı ve çocuk dünyasına seslenmesini bilen bir üslupla yayın yapılıyordu. Televizyonlardaki tek tük çocuk programları ise yaratıcılıktan uzaktı ve Batı öykünmesi yapımlardı. Çocuklar için dışarıdan satın alınan yapımlar da Türkçe seslendirilip verildi. Bu cılız içerik ve görsellik yıllarca sürdü. Bir ara Adile Naşit’in masallarıyla bir kıpırdanma olduysa da ilgi, tümüyle masalları anlatan kişiye yöneliyordu. Masalın içeriğine değil.”

Peki Akıllıoğlu dün ve bugünü karşılaştırınca neler görüyor? İşte yanıtı: “Teknoloji ne denli gelişirse gelişsin, içerik her dönemde anlam ve önemini koruyacaktır. İçerik bizden, kültürümüzden, yaşadığımız toprakların havasından, suyundan, sazından, sözünden olmalı. Çünkü çocuk bir yandan bugündür, öte yandan yarındır. Öz kültür ise dündür. Günümüzün çocukları, bugün hangi yayını izleyeceğini şaşırmış durumda. O kadar çok yayın var ki! Her biri bizden olmayan karakterlerin, bizden olmayan ilişkilerin hikâyelerini sergiliyor. TRT’nin çok izlenen yerli animasyon çocuk yapımın adı bile Pepee!”

70-80’lerin unutulmaz çizgi filmleri
Mickey Mouse, Temel Reis, Ayı Yogi, Şeker Kız Candy, Arı Maya, Pembe Panter, Tom ve Jerry, 70’lerin çocuklarına ilham veren çizgi filmlerin başında geliyor. Yine aynı dönemde Ormanlar Kralı, Gulliver’in Maceraları, Şahinler, Tonton Ailesi ve Pinokyo, popüler çizgi filmler arasında. Kukla şovların en etkin olduğu bu süreçte, İyi Geceler Çocuklar, Pilli Bebek, Minik Fil ve hamur animasyon olan Noddy’i görüyoruz. Çocuklara özel program ise Oyun Gemisi.

   

80’lerde çizgi film sayısının arttığını ve “öğretici” karakterlerin öne çıktığını görüyoruz. Örneğin Vücudumuzu Tanıyalım ile organların fonksiyonlarını, Polis Amca ile trafik kurallarını ve Tekir ile noktalama işaretlerini öğreniyor çocuklar. Kukla şovlara bir de Pepe’nin Balonu ekleniyor. Şirinler, Bugs Bunny, Tweety, Atom Karınca, Red Kit, Casper, Taş Devri, He-Man, Tarzan ve Heidi gibi tüm zamanların çizgi filmleri var tabii. Mesela Küçük Golcü Tsubasa bu dönemin efsanelerinden biri. Diğerleri ise, Clementine, Değerli, Kahraman Sincaplar, Bayan Karabiber ve Hayvan Çiftliği de hatırda kalanlar arasında.

Çocuk programlarında ise tartışmasız tek bir isim var; o da Adile Naşit’in sunduğu Uykudan Önce. Bu program, dönemin pedagojik açıdan başarılı ilk çocuk programı olarak öne çıkıyor.

REKABETİN ARTTIĞI YILLAR
Özel televizyon kanallarının açıldığı ve birbiri ardına sayısız yeni çizgi filmin yapıldığını bir dönemdeyiz. Serpil Akıllıoğlu, 90’lardaki özel kanal sayısındaki artışın rekabeti de beraberinde getirdiğini ve koşulların çocuk yayını yapmaya pek imkân vermediğine dikkat çekiyor. Belki de bu yüzden daha az maliyetli çizgi filmlere yönelim artıyor!

Tabii 90’lar aynı zamanda atari ve kimi bilgisayar oyunlarının, çocukların eğlence dünyasında yer bulduğu yıllar. Haliyle bu dijital etki çizgi filmlere de yansımaya başlıyor. Japon animeleri, savaş konseptli hikâyeler, geleceğe dair öngörüleri içeren yapımlar ekleniyor. Kukla şovlar artık azalırken, masal kahramanları güncellenerek yaşamaya devam ediyor. Öğretici çocuk programlarının yanında, çocukların telefonla bağlanıp oyun oynadığı programlar da yapılmaya başlanıyor.

Pedagoglar denetlemeli
Fantastik karakterlerin bu dönemde de şimdi de çok ilgi gördüğü bir gerçek. Peki ama bu durumu pedagojik açıdan nasıl yorumlamak gerekiyor? Uzman Pedagog Nilçin Doyran Bengisu, sıra dışı kahramanların çocukların yaş gruplarına göre farklı etkiler doğuracağını şöyle anlatıyor: “Henüz gerçekle hayali olayları ayırt edemeyecek okul öncesi yaş grubundaki çocuklar, soyut olarak algılayamayacağı şeyleri kavramakta zorluk çeker. Bu da çocukta korkuya, kaygıya, dünyayı gerçekçi algılayamamaya sebep olur. Ayrıca çizgi filmlerde şiddet unsurlarının yer alması çocuğu şiddet uygulamaya yöneltebilir. Yapılan araştırmalar şiddet eğilimi olan çocukların bu tarz çizgi filmleri izleyerek şiddet göstermeye yöneldiklerini de gösteriyor. Bu nedenle çizgi filmlerin de çocuk programlarının da pedagoglar tarafından denetlenmesi gerekiyor. Okul öncesi eğitici programlarda hayatın içinden öğelerin yer alması daha doğru. Dokuz yaş üstü çocuklar ise artık soyutu algılayabildiği için sorun yaşamaz. Yine de şiddet içermemesi çocuğun faydasına. Burada da ailelerin yönlendirmesi önemli; çünkü çocuk doğru ve yanlışı ayırt edemez. Unutmamak gerekir ki çocuklar üç-altı yaş arasında televizyondan ne kadar uzak olursa, dil ve sosyal gelişimleri o kadar sağlıklı ilerler.”

   

90’lardaki çizgi filmler
Ninja Kaplumbağalar, Richie Rich, Jetgiller, Tazmanya Canavarı, Garfield, Snoopy, Speedy Gonzales ve Kaptan Mağara Adamı, 90’ların klasikleri arasında. Ancak bu dönemin asıl yükselişe geçen animeleri var ki, çocuklar soluksuz izliyordu desek yeridir. Yıldız Savaşları, Grand Prix, Zodyak Şövalyeleri, Güneşin Oğlu Esteban, Ay Savaşçısı, Dedektif Conan, Voltran ve Mortal Combat bu alanda öne çıkanlar arasında. Birçoğunun beyaz perdeye de aktarıldığı fantastik kahramanları ise hepimiz biliyoruz; Batman, Zorro, Fantastik Dörtlü, Süperman, Robin Hood, Batman, Hulk ve Maske. Kukla şovlarda Pijamalı Muzlar ve Dinozorlar Ailesi’ni, öğretici kategoride ise Pofuduk Koltuk’u görüyoruz. Tüm bu yeni karamanlara ve içeriklere rağmen 90’lara asıl damga vuranın Susam Sokağı olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. Kırpık, Minik Kuş, belki de gelmiş geçmiş en iyi kuklaları Edi ile Büdü…

Moby Dick, Winnie The Pooh, Alf’ten Masallar, Nasreddin Hoca (yerli yapım), Transilvanya Gezegeni, Sevimli Köstebekler, Kalimero, Simpsonlar, Müfettiş Gecit, Beverly Hills Yaramazları, Varyemez Amca, Scooby Doo, Jem (müzikal), Sefiller, Alvin ve Arkadaşları (günümüzde animasyon sinema filmi çekildi), Sünger Bob ve Büyücü Oz, 90’ların dikkat çekici diğer isimleri.

Bu yılları kasıp kavuran yarışma programları Hugo, Dinorozus ve Street Fighter da var. Çocuk dizisi Power Rangers’ın çizgi filmler kadar tutkuyla izlendiğini belirtelim.

VE MİLENYUM…
Artık çizgi film ve çocuk kanallarının var olduğu bir dönemdeyiz. TRT Çocuk, Cartoon Network, Yumurcak TV gibi… Yayın mecraları arttıkça, yeni kahramanlar çıkıyor elbette. Bu kahramanların oyun kartları ya da kıyafetlerinin yanı sıra oyunları da yapılıyor. Her ne kadar çocuklar anne ve babalarının birlikte büyüdüğü çizgi filmleri yepyeni hikâyeleriyle izlese de bu neslin kahramanları bambaşka. Yerli yapım olmasından da kaynaklı, en çok konuşulan isim Pepee bunların başında geliyor. Pedagojiyi çok önemsediğini söyleyen Pepee’nin yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç, dün ve bugün arasındaki değişimi şöyle anlatıyor: “Teknoloji her alanda olduğu gibi çizgi film konusunda da çok ilerliyor. Önceden bir saniye için 24 ayrı kare elle çiziliyordu. Şu an bilgisayar destekli çizgi filmlerde hem üç boyutlu hem de çok ileri seviyede destekli yapımları görüyoruz. Ayrıca pedagojiye önem veriliyor. Eski yapımlara baktığımda Japon sanatçı Miyazaki’yi çok beğeniyorum ve özel bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Heidi onun yaptığı belki de en ticari işti. Ama onda bile müthiş bir duygu yakalamayı başarmıştı. Düşyeri olarak biz, en çok çocuklardan besleniyoruz. Bunun dışında eğitim danışmanları, pedagoglar, uzman psikologlar hep hayatımızda. Çünkü pedagojik alt yapısı olan her iş, çocuk için faydalı. Anne babaların bu noktada çocuklarına izletecekleri çizgi filmlerin yapımcılarını tanımalarını tavsiye ediyorum.”

  

2000’lerin çizgi filmleri
Günümüze gelmeyi başaranlarla başlayalım; Pembe Panter, Tom ve Jerry, Şirinler, Micky Mouse, Ninja Kaplumbağalar ve Arı Maya ilk göze çarpanlar. 2000’lerin başında çocuklardaki etkisiyle haberlere konu olan Pokemonlar bir efsane tabii. Öyle ki hiç izlememiş olanlar bile “Seni seçtim Pikaçu” cümlesini hâlâ hatırlar. Daha sonra Pokemon’un taklidi gibi duran ama farklı hikâyeleri işleyen Digimon giriyor devreye. Yine bu yılların başında meşhur cümlesi dillere pelesenk olan biri daha var: Cedric. “Henüz sekiz yaşındaysanız…” tanıdık geldi mi?

Bu dönemde kukla şovların yerini Teletubbies alıyor. İlerleyen yılların yeni fenomenleri ise Ben 10, Recess, Powerpuff Girls, Winx, Dragon Ball, Johnny Test gibi isimler... Ama asıl patlamayı yaratanlar, Caillou ve Pepee.

Çocukların ilgiyle izlediği diğer çizgi filmlere gelince, Foster’ın Hayali Dostlar Mekânı, Penguenler, Arabalar, Beyblade, Monster High, Lilo and Stitch, Bakugan, Dexter’ın Laboratuvarı, Gormiti, Kulak Jak ve Redakai çok sevilenlerden. 2000 sonrası teknolojik gelişme, çizgi filmlerin yanı sıra animasyon sinema filmlerinde de büyük bir ivme kazandığını görüyoruz. Hâlihazırdaki kahramanlara (He-Man gibi), animasyon film dünyasıyla ortaya çıkan kahramanlar ekleniyor. Shrek, Nemo, Kung Fu Panda, Ratatouille, Köpekbalığı Hikâyesi, İnanılmaz Aile, Wall-E ve Buz Çağı çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgiyle izlediği animasyon filmler arasında.

Son Düzenlenme Cuma, 04 Nisan 2014 17:22

İlgili Video

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :