Cuma, 25 Temmuz 2014 16:03

Ne yapsam kitap okutamıyorum!

Yazan Hanife Yaşar
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Dijital mecralar hayatımızda daha fazla yer aldıkça, yeni neslin kitaptan uzaklaştığı konuşulur oldu.  Oysa kitap okuma sevgisi tıpkı öz bakım gibi çocukluk yaşlarda kazanıldığında bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Dolayısıyla sorumluluğun büyük bir kısmı ebeveynlerin sırtında… Yapmanız gereken yakınmak değil,  doğru yöntemleri izlemek.

 

Çocuğuna kitap okuma sevgisini kazandırmak isteyen ailelerin çoğunlukla denediği yol, kitap alıp çocuğa okuması yönünde baskı yapmak oluyor. Bir anlamda bunu ödev haline getiriyorlar. Örneğin okuyucularımızdan 10 yaşında bir oğlu olan Serpil Aydın, okul öncesi dönemden itibaren oğluna yığınla kitap aldığını söylüyor. Her kitap için oğluna iki hafta süre tanıdığını ancak her gün “kitabını okuyor musun?” demesine rağmen bu çizelgeye uyamadıklarını belirtiyor. Dolayısıyla vardığı sonuç “İçinde okuma isteği yoksa elimden daha fazlası gelmez” şeklinde oluyor. Peki, acaba gerçekten daha fazlası yok mu?kitap okuma working mother tr

Önce keşif!

Pedagog Sonnur Kükürt’e göre, çocukların davranış alışkanlıklarını ebeveynlerinden edindikleri bir gerçek ancak günümüz koşulları bu yöntemi ciddi anlamda baltalıyor. Bunun en önemli sebebi, çocukların zamanlarının çoğunu sanal ortamda geçirmeleri. Dolayısıyla ailelerin kitap hediye etmesi ya da okumaya yönelik fırsatlar yaratması pek de istenilen sonucu veremiyor. Asıl üzücü olanın, anne ve babaların bu durumu kabullenip kendilerini çaresiz hissetmesi olduğu söyleyen kükürt, yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:“Çocuklar sadece kitaptan değil sosyal aktivitelerinden, spordan ve sanattan da uzaklaşma eğilimindeler. Aile öncelikle çocukta bu farkındalığı yaratmalı. Ondan sonra günü verimli geçirebilmek adına planlarına kitabı ve diğer etkinlikleri katmalı. Diyelim ki çocuk yine de okumaktan kaçıyor, o zaman özel bir durumunun olup olmadığı araştırılmalı. Çünkü çocukta disleksi dediğimiz özel bir okuma bozukluğu olabilir. Zihinsel herhangi bir sorunu olmadığı halde eksik, yanlış ve yavaş okuduğu ya da okuduğunu anlamadığı için kitaptan kaçabilir. Ayrıca dikkat eksikliği nedeniyle konsantre olmakta güçlük çekebilir. Özellikle hiperaktivitesi olan çocuklarda bir kitabı bitirmeden diğerine geçme davranışı sık görülür. Bu durumda uzman yardımı gereklidir.”

 

Ne yapmalı?

Çocuğun bu tür sorunlarını ortadan kaldırdıktan sonra ne yapmalı peki? Sonnur kükürt, ilk adımın klasik uygulama olduğu görüşünde. Önerileriyse şöyle: “Biz ebeveynler eskisinden daha çok kitaba yönelmeliyiz. Hele de günümüzde, sosyal paylaşım sitelerinde gereğinden fazla zaman harcadıkları ya da oyun oynadıkları için annelerinden şikâyet eden çocukların sayısı artarken… Dolayısıyla kitap okuma zamanları yaratırken önce biz buna uymalıyız. Bunun için işe çocuğun yaşına ve ilgi duyduğu alanlara dair kitaplarla başlamak en doğrusu. Daha sonra gelişimine uygun ve ona yarar sağlayacağını düşündüğümüz kitaplara geçebiliriz. Örneğin sevdiği bir filmin kitabını okutup, bir de kendi hayal gücüyle nasıl bir deneyim yaşadığını sorabiliriz. Hatta kendisinin de hikâye yazabileceği konusunda onu teşvik ede- biliriz. Mizah ağırlıklı kitapların, okuma sevgisi kazanmada etkili bir rolü var. Hatta bazı araştırmalar, karikatür okuyan çocukların okuma hızının arttığını gösteriyor. Bunun yanı sıra e-kitaplardan da faydalanabilirsiniz. Son olarak çocuğa herhangi bir hatalı davranışı yüzünden kitap okuma cezası vermenin, çocukta bir yaptırım olarak algılanacağını ve kitaptan uzaklaşmasına neden olacağını hatırlatmak isterim.”

 

Dünyada 13. sıradayız

Türkiye’de kitap okuma oranlarının, dün- ya ortalamasının gerisinde kaldığı aşikâr. UNESCO verilerine göre Türkiye’de 2013 yılında basılan kitap sayısı 42 bin 337.

Bu rakamlar ülkemizi dünyada 13’üncü sıraya yerleştiriyor. Bu aslında yüksek bir sonuç gibi görünüyor. Oysa ki basılan kitap sayısında üst seviyelere çıkmamız, basılan eğitim kitaplarının fazlalığından kaynaklanıyor. Bu noktada eğitim sistemimizin ezbere dayalı olmasının negatif etkilerini hatırlatmak gerek.

Hal böyle olunca çocuklar daha küçük yaşlarda kitaplardan soğumaya başlıyor. Çocuklara özgü kitaplıkların sayıca az olması ve cazibeli hale getirilmemesi de çabası. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2014 verilerine göre Türkiye’de 1117 halk kütüphanesi bulunuyor. Bunların yalnızca 48’i çocuk kütüphanesi. 2012 yılında bu rakam 45’ti.

kitap-okuma working-mother-tr

 

Kitap satışı arttı ama... 

Yayımcı meslek Birlikleri Federasyonu’nun (YAYFED) 2014 raporuna göre, Türkiye’de tüm yaş grupları kapsamında kitap okuma oranı yüzde 15 artmış durumda. Geçen yılsa 2012’ye oranla yüzde 12’lik bir artış vardı. Ocak 2014 sayımıyla en çok okunan kitapların türlere göre dağılımı şöyle: eğitim içerikli kitaplar 9.325.097, inanç kitapları 6.890.092, edebiyat, inceleme, araştırma kitapları 6.047.925, çocuk ve ilk gençlik yayınları 1.531.291, akademik yayınlar 481.651, ithal edilen kitaplar (ağırlıklı akademik yayınlar) 288.737. tabii bu rakamların bandrollü kitap satışına göre belirlendiğini unutmamak gerek. Bugün yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965 yılına göre 14 kat artmışken, bu eğitim seviyesindekilerin kitap okuma oranlarının 1965’in altında kalması ise düşündürücü. Birleşmiş milletler İnsani Gelişim Raporu’nun 2012 verileri, bir yılda ders kitapları hariç ABD’de 72 bin, Almanya’da 65 bin, Brezilya’da 13 bin, Türkiye’de ise 6 bin kitap yayımlandığını gösteriyor.

 

Kitabın ihtiyaç listesindeki yeri

Bu istatistikler bir kısır döngüyü de açığa çıkarıyor. Biz yetişkinler kitap okumuyoruz ki çocuklara bu alışkanlığı kazandıralım! Çocuk Vakfı Çocuk Edebiyatı Okulu’nun geçtiğimiz yıllarda yaptığı Türkiye’nin okuma Alışkanlığı karnesi isimli çalışması da bunu kanıtlar nitelikte:

● İhtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235. Sırada.

● Türkiye’de öğrencilerin sadece yüzde

19’u, 25’ten fazla kitaba sahip.

● Sadece dört anne babadan biri çocuklarının okuma alışkanlığını geliştirmek için çaba harcıyor.

● Öğretmenlerin yüzde 33.4’ü düzenli kitap okuyor.

 

“Son yıllarda daha çok çalışıyoruz, internet çok zamanımızı alıyor” gibi gerekçeler sizin de aklınıza geliyor olabilir. o zaman

11 yıl önce milli eğitim Bakanlığı’nın yaptığı “niçin kitap okumuyoruz?” anketine bir göz atalım ve dijitalleşmeyi suçlamadan önce bir kere daha düşünelim.

% 50,2 - kitap okuma alışkanlığım yok

% 16,6 - Yeterince zamanım yok

% 10,6 - Zamanım çok yoğun geçiyor

% 10,5 - tV ya da video izlemeyi tercih ediyorum

% 4,6 - kitap fiyatları yüksek

% 3,4 - Derslerim çok yoğun

% 1,9 - Diğer nedenler

 

Kendi Kitap Alışverişini Kendi Yapsın

Herkese Kitap Vakfı ve D&R işbirliğiyle dünyada ilk defa uygulanan bir kartımız var artık: Kitapcan Kitap Hediye Kartı. Master Card ile uygulanan kartınkitap-okuma-working-mother-tr amacı Türkiye’de kitap okumayı sevdirmek ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak. Bu ödeme sisteminde kitap alımlarında şifre ve isme gerek yok. Kısacası çocuklarınız artık yanında bir yetişkin olmadan istedikleri kitapları alabilecekler. Siz karta bakiye yüklemesi yapın yeter!

 

Bu Yöntemleri Deneyin

● Tuvalette eğlenceli kitaplar bulundurun. Günde en az bir kez bile dikkatini çekse bu iyi bir adım olabilir.

● Alışveriş merkezine gittiğinizde kitapçıya mutlaka uğrayın. Çocuğunuzun ilgisini çeken kitaplara birlikte bakın; hatta ona önerilerde bulunun. Üstelik her seferinde kitap almanız da gerekmez. Kitaplara dokunması ve fikir edinmesi de bir kazanç.

● Uzun yolculuklarda sesli kitapları yanınızda bulundurun. Bu şekilde teknoloji merakını da girebilirsiniz.

● Evde kitap okuma yarışması yapmayı deneyin. Arada bir siz kazanın ki heyecanını yitirmesin.

● Çocuğunuzun ilgisini çekeceğini düşündüğünüz çok kısa hikayeleri A3 kağıda bastırıp Amerikan servis haline getirin. Okuduğunu fark ettiğinizde yenisini yapın.

● Televizyonun olmadığı yıllardaki bir yöntemi uygulayın, yani masal anlatın. Ancak masalın sonu için kitaba yönlendirin. Bazı ufaklıklar kurnazlık yapıp sadece sonunu okusa bile hiç yoktan iyidir, değil mi?

 

Son Düzenlenme Cuma, 25 Temmuz 2014 16:27

İlgili Video

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :