Cuma, 08 Şubat 2013 13:51

Ümran Beba: “Pazar günleri ailece mutfağa girip spagetti yaparız”

Öğeyi Oyla
(0 oy)

PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanı Ümran Beba, ülkenin en güçlü kadınlarından. Yılın yarısını seyahat ederek geçiren iki çocuk annesi Beba, “Beni sadece pazar günleri mutfakta görebilirsiniz” diyor.

Ece KOÇAL

Fotoğraflar: Can ÇIBLAK

 

Ümran Beba’yı yakalamak çok zor. Birbirinden çok farklı kültürler arasında devamlı seyahat halinde... Üstelik iki buçuk yıldır eşi ve iki oğluyla Hong Kong’ta yaşıyor. Yoğun programı arasında Ümran Beba’yla ‘Kadın Liderlerin Öncülüğü’ forumu için geldiği İstanbul’da görüştük.

RÖPORTAJIN VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


Asya Pasifik bölgesinde birbirinden çok farklı 20 ülkeden sorumlusunuz. Bu kültürlere nasıl adapte oldunuz?

Asya Pasifik bölgesine gideli yaklaşık iki buçuk yıl oldu. Buradaki ülkeleri ikiye ayırabiliriz: Gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler. Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Kore gelişmiş ülkeler statüsünde. Bunların haricinde Tayland, Vietnam, Malezya, Filipinler, Pakistan gibi ülkeler de var. Benim ekibimde dokuz ülkeden çalışan var. Dolayısıyla gerçek bir kültürel çeşitlilik söz konusu. Bu çeşitliliğe kısa sürede adapte olmak gerekiyordu. Ama bence biz Türkler bu konuda şanslıyız. Tam bir Avrupalı değiliz; Asyalı sayılmayız; Ortadoğuluyuz da diyemeyiz... Bunların hepsini bir arada barındıran bir kültüre sahibiz. Öyle olunca Asya’daki toplum ve aile içindeki davranış biçimlerine hızla adapte olmak mümkün oldu. 

Bu süreçte sizi en çok neler şaşırttı?
Dillerin çeşitliliği çok entresan. Hong Kong’a gittiğimde “Çince öğrenmeli miyim?” diye düşünüyordum. Sonra benim bölgemde Japonca, Korece, Taylan dili, Vietman dili gibi pek çok dil konuşulduğunu öğrendim. Şu anda Japonya’da bir ortaklığımız var; orada tek kadın yönetim kurulu üyesiyim. Bütün toplantılarımız Japonca yapılıyor. Dolayısıyla ben tercümanla çalışıyorum. Japon yönetim kurulu ortamına alışmak, onların dinamiklerini anlamak benim için oldukça önemliydi. Şimdi gayet güzel birbirimizi anlıyoruz. Hala tercümanla tabii... Bunun yanı sıra her gittiğiniz ülkenin hendine has kokusu var. Mesela Güneydoğu Asya’da yemeklerin kokuları çok farklı. O kokulardan o ülkelerin atmosferini anlayabiliyorsunuz. Her ülkenin merhabalaşma şekli de farklı. Bazı ülkelerde öperek hatta tokalaşarak merhabalaşmak söz konusu değil. Bunları görerek adapte olmak keyifli bir süreç.

1

Bu pozisyon teklifi size ilk sunulduğunda ne düşündünüz? Hong Kong’a taşınmaya karar vermek zor oldu mu?
Uzun yıllar Türkiye’de çalışarak yükselme şansım oldu. PepsiCo’da pazarlama bölümünde başladım, sonra insan kaynakları, satış genel müdürlük, Doğu Akdeniz Bölge Başkanlığı, Güneydoğu Avrupa Bölge Başkanlığı gibi görevlerim oldu. Bunların hepsini İstanbul’dan yapabildim. Ama artık öyle bir nokta geldi ki, artık uluslararası firma yapısı içinde farklı bir lokasyona gidip, yeni kültürler içinde çalışma tecrübesi edinmem gerekiyordu. Hong Kong merkezli Asya-Pasifik Bölgesi çok iyi bildiğimiz bir lokasyon değildi. Bu nedenle çok kolay bir karar olmadı. Diğer taraftan çok heyecan uyandırıyordu. Ben de eşim de daha önce Hong Kong’a gitmemiştik. Bu görev teklif gelince gidip gördük. Her açıdan çok farklı tabii... Hong Kong, oldukça küçük bir ada olmasına rağmen çok fazla insanın ve binanın yer aldığı büyük bir metropol. Çok değişik ülkelerden insanlar var. Geçmişte İngilizlerle bir arada oldukları için İngiliz kültürünün etkileri de hissediliyor. Kısacası iyi bir iş ve hayat tecrübesi oldu. Çocuklarımızın İngilizce eğitim almaları, Çince öğrenmeleri, değişik ülkelerden, Koreli, Japon, Çinli arkadaşlarının olması, onlara kültürel zenginlik kazandıran tecrübeler.

Çocuklarınızın biri 8, diğeri 11 yaşında. Onlar adapte olmakta zorlandı mı?
Çok soru işaretleriyle gittik. Burada Türkçe eğitim alıyorlardı ve ikinci dil olarak Almanca öğreniyorlardı. Hemen yeni bir dile, yeni bir okula, yeni bir ortama alabilecekler mi diye düşünmüştük. Ama herkes bize çocukların çok çabuk adapte olduğunu söyledi. Gerçekten de üç-dört aylık bir giriş sürecinden sonra her şey daha kolay oldu. İngilizceyi anlamaları ve konuşabilmeleri önemliydi. Çünkü arkadaş edinmeleri için en önemli etken dil. Bu arada arkadaşları eve gelsin, oynasınlar diye ben normalden fazla organizasyon yaptım tabii... Şu an mutlu olduklarını söyleyebilirim. Gittikleri okulda 40 farklı ülkeden öğrenci var. Dolayısıyla kendilerini farklı veya yabancı hissetmediler.

Hiç sorun yarattıkları bir konu olmadı mı?
Çin yemeklerinden hoşlanmıyorlar (gülüyor). Evde Türk yemekleri yapmaya çalışıyoruz ama dışarıda yemek istediğimizde daha çok İtalyan restoranlarına gidiyoruz.

Ev düzeniniz nasıl? Siz iş seyahatindeyken çocuklara kim bakıyor? Eşiniz hep Hong Kong’da mı?
Bu görevin en zorlu taraflarından biri seyahat. Yılın yüzde 40-50’si seyahatle geçiyor. Bu hem kişinin kendi sağlığı hem de ailenin sağlığı açısından çok uzun süre yapılacak bir şey değil. Yapılacak süre içinde de ona göre bir düzen kurmanız gerekiyor. Burada en önemli nokta eşimin Hong Kong’a gelip kendi alanında orada da çalışabiliyor olması. Eşim Prof. Dr. Ali Beba, Özyeğin Üniversitesi’nde Girişimcilik Merkezi’nin direktörüydü. Hong Kong University of Science and Technology’de yine bir girişimcilik merkezinin yöneticiliğini yapıyor. Ben sehayatteyken, çocuklarımızla yoğun vakit geçiren kişi eşim oluyor. Eşlerin desteği olmadan bu işleri yapmak çok çok zor. Hong Kong’da Filipinli bir yardımcımız var ama eşimle aynı anda seyahat etmemeye dikkat ediyoruz.

Çocuklarınız sizin sık sık seyahat etmenizi nasıl karşılıyor? Alıştılar mı?
Hep bir çalışan anne düzeni içinde büyüdüler. Onların dünyası buydu. Tabii ki orada daha çok olmamı onlar da arzu ediyorlar. Ama çocuklara iyi bir düzen kurup, iş seyahatlerinin sebeplerini anlatabilirsek, anlayışla karşılıyorlar. Ben devamlı evde oturan bir kadın olsam, bundan çok mutlu olmayacağımı ve o mutsuzluğun onlara yansıyabileceğini anladıklarını düşünüyorum. İş hayatında 25 yılı doldurdum. Bundan sonra hep aynı tempoda çalışmam mümkün olmayabilir. Ama benim ya ekonomiye ya sosyal hayata katkı sağlayacak bir iş yapmam gerekir. Aksi olsa çok mutlu olmam.

Çalışan pek çok kadın kariyerlerine ara vermemek için çocuk doğurma kararını devamlı erteliyor. Siz de üzerinizde böyle bir baskı hissettiniz mi?
Muhakkak o düşünce süreçlerinden geçiyorsunuz. Ben de ilk doğumumu yaptığımda 36 yaşındaydım. Ortalamaların üzerinde bir yaş aslında. Ama bunlar hep kişisel tercihler. Aile düzeni ne zaman hazırsa, o zaman çocuk yapmalı. Birinci doğumumda Türkiye’deydim; şu anki gibi fazla seyahatim yoktu. Sonra Türkiye genel müdürü oldum ve seyahatlerim hep yurtiçinde oluyordu. O dönem çok fazla zorluk yaşamadım. İkinci çocuk kararında, yeni bir görev alma ihtimalim vardı. Beş ülkeden sorumlu olacaktım. O dönemde biraz düşündüm; çünkü seyahatler başlayacaktı.

Evdeki Ümran Beba nasıl biri? Çocuklarıyla neler yapar?
Ben pek yerinde duramayan biri olduğum için hafta sonlarında da ailemle pek çok aktivite yapıyoruz. Bu bir gezi olabilir. Örneğin geçen hafta sonu Vietnam’a gittik. Ben tek başıma çok geziyorum ama ailemle de bir yerlere gitmek istiyorum. Seyahat dışında olabildiğince çok konserlere, sergilere, dans gösterilerine gitmeye çalışıyoruz. Ben okul yıllarında 12 yıl folklör oynadım. Değişik dans grupları geldikçe Hong Kong’a, onları izlemeye gidiyoruz. En son Picasso’nun bir sergisi vardı, ona gittik. Çocuklar bu etkinliklere her zaman çok heyecanlı ve istekli gitmeseler de umarım ilerde faydasını görecekler. Fotoğraf çekmeyi ve bu fotoğrafları bir defter içinde hikayeleştirmeyi seviyorum; boş zamanlarımda scrapbook yapıyorum. Bu hobi beni dinlendiriyor. Büyük oğlum fotoğrafa, küçük oğlum resme meraklı. Dolayısıyla bazen hafta sonları beraber sanat atölyelerine gidiyoruz.

Mutfağa girer misiniz?
Beni sadece pazar günü mutfakta görebilirsiniz. Pazar günleri ailece muftağa girip bir şeyler yapmayı seviyoruz; özellikle spagetti yapmayı ve yemeyi... (gülüyor) Sonuçta aileyle geçirilen her dakika çok önemli bence. İş sehayatleri dışında kalan her dakikayı ailemle geçirmeyi arzuluyorum.


HAMİLEYKEN TERFİ ALDIM

Çalışma grubunuza beş kadının katılmasını sağlamışsınız... Bunu neden önemsediniz?
Asya Pasifik bölgesinin eski yapısı içinde yönetici kadın oranı yüzde 26’ydı. O dönemde bana bağlı ekipte kadın yöneticimiz yoktu. Şu an yeni kurduğumuz yapı içinde Asya Pasifik Yönetim Kurulu’nda bana bağlı dört kadın var. Bu da toplamda yüzde 42 kadın demek. Bir grup içinde kadınların belli bir farklılık yaratmaları bekleniyorsa, en az üçte bir oranında olmalılar. 10 kişiden 3’ü kadın olursa, ancak o zaman tartışmaya bir boyut, farklılık katabilirler. Yüzde 50 ideal tabii...

3

Kadınların yönetim kurullarında bulunmaları neden bu kadar önemli?
Üç tane sebep var. Birincisi, ürünlerimizi satın alanların yüzde 70’i kadın. Aileleri için alışveriş yapıyorlar, çocuklarının neyi tüketip neyi tüketemeyeceklerine karar veriyorlar. İkinci sebep, kadınların getireceği farklı görüşler olabilir. Günlük hayattaki tüketim formatlarından farklı fikirler üretebilirler. Bu bir zenginlik yaratıyor. Üçüncüsü, yönetim tarzlarımız farklı. Dolayısıyla farklı liderlik tazları geliştirebilirler. Kadınların ekip çalışmasına yatkınlığı, belli konularda sabırlı ve detaycı çalışmaları, pek çok işi aynı anda yönetebilme yetenekleri, başarıyı paylaşma alışkanlıkları var. Bunlar erkeklerin rekabetçi yönetim özellikleriyle birleşince gerçekten gerçek bir ekip çalışması oluyor.

Siz bireysel olarak iş hayatında kadın olmanın dezavantajını yaşadınız mı?
Açıkçası ben şanlıydım, doğru yerlerde çalıştım; belki bunu çok kafaya takmadım. Bu konuyu çok önemsemek kişi için yıpratıcı olabilir. 18 senedir PepsiCo’da çalışıyorum. Şirket içinde bu anlamda herhangi bir gözlememim olmadı. Hatta bu konuda pozitif örnekler verebilirim. 2001’de birinci oğluma hamileyken genel müdürlük görevine terfi ettim. 2004’te ikinci oğluma hamileyken Doğu Akdeniz Bölge Başkanı pozisyonuna terfi ettim. Önemli olan siz ne istediğinizi bilin ve kendi değerlerinizi unutmayın. Bu bir erkek dünyası, ben burada erkek liderlik özellikleriyle mücadele etmeliyim deyip sevimsiz olabilecek bazı liderlik davranışları içine girmemek lazım.


RÖPORTAJIN VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


5 föktör

Ümran Beba’ya göre bir kadının iş hayatında başarılı olması için gerekli birlikçe çalışması gereken beş faktör:

1. Ne istiyorsunuz, ne hedefliyorsunuz? Kadının kendine güveni çok önemli.
2. Nasıl bir ailede yetiştiğiniz etkili. Anne-baba faktörü, onların kızlarına nasıl bir vizyon verdikleri belirleyici bir faktör.
3. Eşinizin bu konudaki desteği bu işin olmazsa olmazı.
4. Çalıştığınız şirket, kadını karar mekanizması içine alan bir şirket mi? Bu bakımdan şirket kültürü ve ortamı önemli.
5. Çocuk bakımında destek alabiliyor olmanız gerek.

Son Düzenlenme Salı, 02 Nisan 2013 18:04

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :