Pazartesi, 18 Mart 2013 16:27

Çırağan'ın Anneleri

Yazan Ece Koçal
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Çırağan Palace Kempinski’de çalışan beş yönetici anneyle turizm sektörünü, çalışma şartlarını ve tabii ki anneliği konuştuk.

Ece KOÇAL

Turizm sektörü, doğası gereği yoğun, oldukça tempolu ve değişken... 7/24 yaşayan bir mekanı, aksaklıkları en aza indirerek ayakta tutmaya çalışıyorsunuz. Bir de bu mekan Çırağan gibi namı dillere destan bir otel olunca iş iyice zorlaşıyor.

 

Çocuk yetiştirmek de ekip işi

Yonca Erdog
(Bölge gelirler direktörü)


“Türkiye’deki üç otelimizin yanı sıra Sofya ve Bansko’daki otellerimizin fiyat politikalarından sorumluyum. Otellerimizdeki fiyat sistemi, biraz uçaklardaki gibi. Doluluğa göre fiyat kategorileri belirleniyor. Amacımız, stratejik planlamayla otelin gelirini artırmak.

11 yıl Swissotel’de çalıştım. 10 yıldır da Çırağan’dayım. Hizmet sektörü aslında erkek ağırlıklı. Operasyonda, serviste çoğunlukla erkekler var. Ofis kısmında çalışanlar ise daha çok kadın. Bence otelciliğin güzel tarafı, sürekli yeniliklerden haberdar olabilmek. Otel, trendleri yakalamak için sürekli kendini yenilemek zorunda. Biz de bunun başlangıç aşamasının bir parçası oluyoruz. Yabancılarla çalıştığımız için uluslararası bir tecrübe kazanıyoruz.

42 yaşındayım ve 35 yaşında anne oldum. Çalışma hayatımda belli bir pozisyona geldikten sonra anne olmak istedim. Bilinçli bir karardı ve hiç pişman değilim. Genç yaşlarda çocukla birlikte büyüyorsunuz. Ayrıca yaş ilerledikçe çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmeyi öğreniyorsunuz. Ben evin kapısından çıkıp asansöre bindikten sonra evle ilgili her şeyi evde bırakırım. Aklınız evde kalırsa başarılı ve mutlu olamazsınız. Bu arada acil durumlarda ya ben ya da eşim, kim uygunsa mutlaka Mina’nın yanına gider. Mina (7.5) da bunu bilir. Biz çocuk yetiştirmeyi eşimle bir ekip işi olarak görüyoruz. Yılda üç dört kez yurt dışı seyahatim oluyor. İlk bakışta bu rakam az gibi gelse de, çocuğunuz olunca bu rakam bile çok geliyor. O zamanlarda kızımla eşim ilgileniyor. Ayrıca burada çalışmanın avantajlarından biri, çocuklarımızla birlikte küçük yaşlardan itibaren gezebilmemiz. Dünyada 74 tane Kempinski var. Bunlara kolaylıkla gidebiliyoruz. Dolayısıyla ufukları genişliyor. Ayrıca çocuğun annesinin çalıştığı yeri görmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Mina daha önce de buraya sık sık geldi ve benim her gün nereye gittiğimi bildiği için içi rahat.”

 

Burada her gün ayrı bir macera

Çiler İlhan
(Halkla ilişkiler müdürü)

“Beş yıldır Çırağan’da çalışıyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler okudum. Sonra İsviçre’de otelcilik eğitimi aldım. Hilton’un halkla ilişkiler pazarlama departmanında çalışmaya başladım. Sonra Ajans Medya’da editörlük yaptım. Çırağan’a gelmeden önce Travel&Leisure’ın yazı işleri müdürüydüm. Şu an baktığımda, otelcilik dergicilikten daha yoğun görünse de kurumsal olduğu için çocukla birlikte daha rahat yapılan bir iş.

40 yaşındayım ve kızım Eva iki yaşında. Çırağan’daki ikinci yılımın sonunda yavaş yavaş çocuk düşünüyorduk ama Eva da çok hazırmış, çok çabuk geldi çok şükür. Doğumdan sonra da burada kalmaya karar verdim. Burada her gün ayrı bir macera. Bir taraftan stresli ama ona alışıyorsunuz. Bence bu durum, genel olarak hayat kalitesini artırıyor. Özel hayatta da beklenmedik kötü olaylar olduğu zaman sakin kalabiliyorum; çünkü otelciyim!

Annelikle birlikte zamanımı çok daha iyi kullanmayı öğrendim. Çok iyi bir bakıcımız var ama yatılı değil. Çünkü Eva uyandığında yanında hep annesi olsun istedim. İlk yıl tabii ki zorlandım. Yoruldum, uykusuz kaldım ama içim rahat. Çünkü Eva’yı da işi de ihmal etmedim. Bir de ben geç yorulurum, çabuk dinlenirim. Bu da avantaj. Yıllardır yoga yapmamın da etkisi olmuştur. Hamileliğimin son dört gününe kadar yoga yaptım, haftada bir yüzdüm. Bunlar, normal doğum yapabilmemi sağladı. 37 yaşında anne oldum. Kariyeri nedeniyle anneliği erteleyenlerden değilim. Çünkü istediğimde ikisini birden iyi idare edebileceğimi biliyordum. Ama eşimle 6-7 yıl boyunca çok birbirimize dönük yaşadık; ikimiz de gezmeyi çok seviyorduk. Kısacası hazır değildik. Eşim Timur’un annesi Norveçli. Bu nedenle bana çok yardımcı oldu. Öyle ki Eva memeden biberona geçtiği zaman çok sevindi. Çünkü emziremediği için beni çok kıskanıyordu.”

 

Hem anaç hem otoriter

Nazan Pamir
(Executive Housekeeper)

“53 yaşındayım ve hayatım boyunca hep çalıştım; hep turizm sektöründeydim. Hilton’da başladım, 13 yıldır da Çırağan’dayım. Yasal iznim dışında hiç ara vermedim. Tabii artık çocuklarım büyüdü; oğlum 30, kızım 23 yaşında. İşin zorlu kısmı bitti. Ama ben şanslıydım, çocuklarımı annem büyüttü. Bu nedenle çalışan anne olmanın öyle çok büyük zorluğunu yaşamadım. Bir de karakter olarak endişeli biri değilim. Küçükken, okuldan dönüşlerinde onları evde karşılamadığım için bozuluyorlardı. Bu yüzden onları memnun etmek için biraz fazla oyuncak almış olabilirim. Bir de eskiden haftada bir gün izin kullanıyordum. O dönemler daha zordu. Onlara verimli vakit ayırmak için tek gün yeterli olmuyordu. Ama annem sağolsun, aklım evde kalmıyordu. Ben torunuma bu kadar sürekli bakabilir miyim emin değilim (gülüyor).

Turizm sektöründe vardiyalı çalışıldığı için, yöneticiliğe yükselene kadar, çalışma şartları çok ağır değil. Örneğin sabah çalışıp öğleden sonra rahatlıkla evde olabiliyorsunuz. Ben, bana bağlı çalışan annelere hep yardımcı olmaya çalışıyorum. Ben de aynı sorunları yaşadığım için ne tür problemleri olabileceğini, problemlerinin yalan olmadığını anlayabiliyorum. Ayrıca housekeeping çok zor bir departmandır. Örneğin bütün misafirlerimiz VIP; bu nedenle hepsi odalarından geç çıkmak, erken girmek istiyor. Ve housekeeping ekibinin o arada çok az zamanı oluyor. Biz hiç kimseye hayır demek istemediğimiz için çok hızlı ve iyi iş yapmaları gerekiyor. Bu zorluklarına rağmen işlerinden çok memnunlar. Gizli müşterilerimizden hep en yüksek notu alıyoruz. Bunda hem anaç hem de otoriter yapımın etkisi olduğunu söylüyorlar.” 

 

Bu tempoyu seviyorum

Sibel Atılgan
(Satın alma müdürü)

“Otele satın alınan akla gelen her şey bizim sorumluluğumuzda. Tüm kontratları, ithalatları biz yapıyoruz. Evinize yaptığınız alışverişi milyonla çarpın, aynı şekilde. Onun için çok renkli, çok hareketli bir departman. Örneğin bir organizasyonda, davetli sayısı bir anda 200’den 350’ye çıkabiliyor. Dolayısıyla iki saat içinde 100 kilo bonfile bulmamız gerekebiliyor. Bir keresinde bir düğün için tadım yapılırken, menüye aşçılarımız kuşkonmaz koymuş. Tadımda çekilen fotoğrafın aynısını misafirlere sunmamız gerekiyor. Halbuki düğünün yapılacağı mevsim kuşkonmaz sezonu değildi. Dolayısıyla bizim çalıştığımız sebze firması, iki gün içinde Avrupa’dan kuşkonmaz toplamıştı. Özel durumlarla da ilgileniyoruz. Örneğin bir misafirimizin buraya gelirken yolculuğu sırasında bebek arabası kırılmış; genel müdürümüze böyle bir bilgi gelmişti. Biz de hemen yeni bir bebek arabası almıştık ve misafirimiz gelmeden hazır etmiştik. Her günün farklı geçmesini, hep farklı isteklerin gelmesini, zorlanmayı, bu tempoyu seviyorum.

40 yaşındayım ve 16 yaşında bir oğlum var. İş hayatım boyunca Çırağan’da çalıştım. Doğum yaptıktan sonra çocuğuma kendim bakmak istedim ve işten ayrılma kararı aldım. Üç buçuk yıl evde kaldım. Sonrasında tekrar Çırağan’da çalışmaya başladım. Aynı şekilde işe ara veremeyeceğim için ikinci çocuğu düşünmedik.

Çırağan’da anne-babalar için bazı etkinlikler, yardımlar yapılıyor. Örneğin aralık ayında çocuk balosu var. Bunun yanı sıra ebeveynlere okul yardımı veriliyor. Bir süre önce çocuklarla iletişim eğitimi verilmişti. Ergenlik dönemiyle baş etmek için verilen iki aylık bir eğitimdi. Çok faydasını görmüştük. Oğlum Batuhan çok uyumlu bir çocuk, dışarıda beni mahcup edecek gibi hiçbir endişem yok. Ama evde rahatlamaya çalışıyor heralde; çok tepkili olabiliyor. Bu yüzden ben çok çatışıyorum. Annem Alman olduğu için belli bir disiplin içinde büyüdüm. Kendim de evde aynı düzeni devam ettirmeye çalışıyorum sanırım. Eşimse eğitimci olduğu için bu çatışmalara çok alışık; bu nedenle çok yumuşak davranıyor ve evi dengeliyor.”

 

20 yıllık iş hayatından sonra hamile kaldım

Banu Aköz (41)
(Ön büro direktörü)

“Yaklaşık yedi tane ufak departmanın müdürüyüm. Bunların hepsi misafire değen, sıcak temas kuran departmanlar. Dolayısıyla çok aktif ve hep ayakla olduğum, koşturmalı bir işim var. Bir misafir otelde kaldığı zaman hiç restorana uğramadan gidebilir veya housekeeping çalışanlarını hiç görmeyebilir ama benim departmanlarımdan biriyle hiç karşılaşmama imkanı yok. Yüksek ihtimalle resepsiyona gelecek, danışmaya bir şey soracak, çantaları odasına taşınacak. Ben mümkün olduğunca lobide durmaya gayret ederim. Çünkü benim işim ofis işi değil. Lobi her şeyin döndüğü yerdir; çok şeye tanık olursunuz, insanları okumakta gelişirsiniz. Bazı misafirler şikayetlerini hiç söylemeden gidiyor, ama bizim o rahatsızlıkları da öğrenmemiz gerekli. Çünkü her gidenin geri gelmesinden de sorumluyuz. Bu nedenle insanlarla iç içe olmamız gerek. Günde ortama hiç tanımadığım 200 yeni yüz görüyorum. 20 yıldır Çırağan’da çalışıyorum. Santralden başladım, ardından kasa, resepsiyon, resepsiyon şefliği geldi. Bu işte zaman içinde aynı anda birçok yeri kontrol edebilme yeteneğiniz de gelişiyor. Resepsiyonda çalışırken yan taraftaki elemanın ne yaptığını dinlemek gibi...

Turizm oldukça yorucu bir sektör. İnsanlarla birlikte olmak keyif veriyorsa, yapabileceğiniz bir iş. Her sabah 7’de ofisimde olurum. Müdürlüğümün ilk senelerinde akşam 10’dan önce buradan gitmedim. Artık 5 gibi çıkıyorum. Hamile olduğumdan beri bana büyük kolaylıklar sağlandı. İş yavaşladığında artık çıkıyorum.

14 yıldır evliyim ama bu koşuşturma içinde çocuğa hiç fırsat bulamadım. Biz neredeyse bu defteri kapatmıştık. Soranlara ‘Zamanımız yok, olursa olur’ diyorduk. O şimdi gelmeye karar verdi. 41 yaşındayım ve beş aylık hamileyim. 20 yıl çalıştıktan sonra daha sakin bir hayat sürerim diye düşünürken, hamile kaldım. Beklemiyordum ama çok da şok olmadım. Ben hayatta her şeyin sıralı olduğuna inanırım. Planım, yasal haklarım kadar izin yapmak. Şu an tek amacım ben yokken buranın aynı düzende, hatta daha iyi devam etmesini sağlayarak gidebilmek. Geri geldiğimde işimi kaybederim endişesi duymuyorum. Ama buradan bir yıl kaybolamam. Kendimde böyle bir hak görmüyorum. Ayrıca daha çalışmak ve çocuğuma gelecek hazırlamak istiyorum.

Ben çok dinamik ve heyecanlı biriyim. Çevremdekiler, hamilelik nedeniyle biraz yavaşladığımı söylüyorlar. Sanırım hamilelikle insana tuhaf bir rahatlık geliyor. Bütün gün ayakta olduğum için bu aralar saat 15.00’ten sonra enerjimin tükendiğini hissediyorum. O zaman da revirde uyuyorum. Gün içinde sarayla otel arasında çok sık gidip gelmem gerekiyor. Bu noktada da buggy’ler beni taşıyor. Bazen kendi kendime ben bu yaştan sonra ne yaptım diyorum ama otelin tüm çalışanları o kadar yardımcı ki, kendimi evimde gibi hissediyorum.”

Son Düzenlenme Pazartesi, 18 Mart 2013 16:58

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :