Cuma, 29 Mart 2013 14:18

‘Hazırlık yapmayan herkes hayatında birkaç kez işsiz kalacak’

Yazan Ece Koçal
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Ufuk Tarhan, kendi hayatından yola çıkarak, iş hayatında yeni çağa uyum sağlamak isteyenler için yol gösterici öneriler verdi...

Ece KOÇAL

Fütürist kelimesinin ne demek olduğunun pek anlaşılmadığı bir dönemde kendini fütürist diye tanımlamaya başladı. Üstelik aynı dönemde üst düzey yöneticiydi ve kariyer değişikliği yapması gerektiğini düşünüyodu. Ufuk Tarhan, kendi hayatından yola çıkarak, iş hayatında yeni çağa uyum sağlamak isteyenler için yol gösterici öneriler verdi...

Ufuk Tarhan, Türkiye’de fütürist denilince ilk akla gelen isimlerden. Kendini ‘gelecek tasarımcısı’ olarak tanımlıyor. 53 yaşında ve ODTÜ Ekonomi mezunu. İki kere evlenmiş ve iki çocuk annesi. İlk evliliğinden bir kızı, ikinci evliliğinden bir üvey oğlu var. “Tüm bunları söylüyorum; çünkü çalışan anneler için bunların yapılabiliyor olduğunu görmek önemli” diyor.

19 yıl bilişim sektöründe üst düzey yönetici olarak çalışan Ufuk Tarhan, yeni bir teknolojik çağın başlangıcında aktif olarak görev almış. 1995’te bir yurtdışı seyahatinde The Futurist dergisi eline geçince, bakış açısının fütürist olduğunu fark etmiş ve Dünya Fütüristler Derneği’ne üye olmuş. “Sonra da hayatımı şekillendiren en önemli bilgileri o bağlantılardan edindim” diyor. Türkiye’deki Fütüristler Derneği’nin 2005’te kurulma aşamasında Alphan Manas’la hep birlikte çalışmış, 2009’da da başkan olmuş. Bu yılın mart ayına kadar başkanlık yapan Tarhan, yine dernekte çok aktif bir şekilde çalışıyor.

İŞ KURMA SÜRECİ
Ufuk Tarhan, 2003 yılında kendi işini kurmaya karar vermiş. “Çünkü kendime yeni beceriler eklemezsem, gelecekte işsiz kalacağımı biliyordum. Bu sadece benim için değil, herkes için geçerli” diyor. Kendi işi için gerekli kaynakları ve modeli bulmanın da iki yılını aldığını söylüyor ve ekliyor: “O sırada yalnız yaşayan bir kadındım ve bir kızım vardı. Bize ‘yüreğinin götürdüğü yere git’ deniyor, ki ben de buna katılıyorum ama pek çok sorumluluğunuz olduğu için onu öyle pat diye yapamıyorusunuz. Gündüz şirkette çalışıyordum ve üst düzey yöneticiydim; sabahları 3’te kalkarak yeni işimi planlıyordum. Günde dört-beş saat uyuyarak, bazen de hiç uyumayarak işimi kurguladım. Sonra bu durum bende bir disiplin olarak kaldı. Şimdi bambaşka bir sektörde olduğum için, normal çalışma saatleri bana yetmiyor. 2006’da kendi şirketimi kurdum, zamanla büyüttüm. O kadar severek çalışıyorum ki bana hiç çalışıyormuşum gibi gelmiyor. Bunu herkese tavsiye ediyorum. Bu tabii çok zorlu bir yol. Ama sonunda kazanan siz oluyorsunuz.”

PARALEL KARİYER
Şu an üst düzey yöneticilere de kendi işini kurmak isteyenlere de antrenörlük yaptığını söyleyen Ufuk Tarhan, hemen herkesde bir değişiklik arzusu olduğunu dile getiriyor: “Bu kendini geliştirme tutkusu, bir yerde çalışsa da kendi işini yapsa da herkesin bir şekilde işine yarayacak. Ancak yeni bir yaşamsal atılım yaparken, bir süre mevcudu da götürmeniz gerekiyor. Yani paralel kariyer geliştirmelisiniz. Çünkü hiçbirimiz öyle zengin insanlar değiliz. Yeni çağa hazırlanmak için herkesin asıl işinin dışından bir veya birkaç beceri sahibi olması gerek. Bunun için her gün bir saat bile olsa bir hedef çerçevesinde çalışmanız gerektiği anlamına geliyor.”

HERKES İŞSİZ KALACAK!
Ufuk Tarhan, yaşam süresi uzadığı için herkesin kendine birkaç hayat hazırlaması gerektiğini ısrarla vurguluyor: “Bir kişi hayatında üç-dört kez kariyer değişikliği yapacak. Şu an her ne yapıyorsanız, o sizin kaderiniz değil; o final noktası değil. Siz isteseniz de istemeseniz de işiniz değişecek. Gelişen teknolojilerle maliyetler düşecek, insanların yaptığı pek çok işi robotlar yapacak. Eğer hazırlık yapmazsa herkes hayatı boyunca birkaç kez işsiz kalacak. Veya delirip kendisi işini bırakacak. Bunu görmezden gelmek, insanların geleceklerini çırayla yakması demek.”

SEKTÖR DEĞİŞTİRMEK...
Peki belli bir alanda deneyim elde ettikten sonra, sektör değiştirmek zor değil mi? Ufuk Tarhan bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Öncelikle herhangi bir alana ilgi duyuyor olmak, sektör değişikliği için yeterli bir sebep değil. Örneğin ben fotoğraf galerisi açmak istiyorum. Önce bunun hangi türüne ilgi duyduğuma karar veriyorum. Beğendiğim sanatçıları, tarzı buluyorum. Sonra o network’un içinde bulunmaya başlıyorum. Sonra o alanda yazıp çizmeye başlıyorum. Sonra iş modeli belirliyorum. Bu sırada kendi işimden o tarafa bağlantılar kurmaya çalışıyorum. Artık sektör değişikliği diye bir şey yok; sektörlerin birbirini tamamlaması var. Maharet, ne yapılacaksa onu neyin tamamlayacağını bulmak. Ne alanda derinleştiğinin, deneyim kazandığının artık hiçbir önemi yok.”

MARKA OLMAK...
Başarılı olmanın en önemli kriterlerinden biri, marka haline gelmek. Ufuk Tarhan herkesin bir an önce sevdikleri alanları keşfedip, onları nasıl iş haline getirebileceğini, kendini nasıl marka haline getirebileceğini düşünmesi gerektiğini söylüyor. Bunun üzerine “Kendimizi nasıl marka haline getireceğiz?” sorusuna geçiyor: Ufuk Tarhan “Bugün markalaşmayan biri, sıradan olur, dikkat çekmez, sıçramalar yapamaz” diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Sürdürülebilir başarı isteyenler, kendilerini bir alanın markası haline getirmeliler. Örneğin bir sürü Ufuk var. Ama ben onlardan ayrılıyorum. Bu nedenle benimle röportaj yapıyorsunuz. Çünkü beni bir yerlerden duydunuz, ilginç şeyler anlatabileceğimi zannediyorsunuz. Bunu niye zannediyorsunuz? Çünkü ben size öyle zannettiriyorum. Siz beni fütürist Ufuk olarak bildiğiniz için kalabalık içinde ayrışıyorum. Sürekli fütürizmi açıklıyorum. Bunu da çoğunlukla sosyal medyadan yapıyorum. Bugün Twitter’da 80 binin üzerinde takipçim var. Ben 2006’da kartvizitimi yaparken, üzerine ‘en iyi gelecek tasatımcısı’ yazdım. Bunu çeşitli kanallara ısrarlı bir tekrarla verdiğiniz zaman, o zaman ayrışıyorsunuz. Ve sürdürülebilir başarı için gerekli temeli atmış oluyorsunuz. Marka, vaaddir. Ne vadettiğinizi bilmeniz lazım.”

SOSYAL MEDYAYI KULLANMAK
Günümüzde sosyal medyayı görmezden gelerek başarılı olmak çok zor. Bu nedenle Ufuk Tarhan, kendinize bir sosyal medya stratejisi belirlemeniz gerektiğini söylüyor: “Bir yayıncının nasıl stratejisi varsa, sizin de olmalı. Çünkü sosyal medya da bireysel bir yayın kanalı. Kendi özel işleriniz için kullansanız da olur kullanmasanız da... Ama işiniz için kullanmak zorundasınız. Network kurmak, işini tanıtmak hatta satmak için sosyal medyayı kullanmalısınız. Bunun da bir stratejisi olmalı. Kendinizi nasıl yansıtmak istiyorsanız öyle olmalısınız. Örneğin Twitter’da belli bir tarzınız olmalı. Ben fütürizm, gelecek, sosyal medya, kişisel gelişim, planlama, strateji alanlarında içerik paylaşıyorum. Sonra ben bir anda alışveriş yazıları yazmaya başlarsam, bunun geleceğe bir şekilde dokunması gerek.”

BLOGDAN PARA KAZANMAK
Türkiye’de bence yeterince blog yazan olmadığını düşünen Ufuk Tarhan, “Bence herkes blog tutmalı” diyor ve ekliyor: “Eğer bir kadın iş hayatında başarılı olmak istiyorsa, bir konunun uzmanı olduğunu gösterecek bir blogu mutlaka olmalı. Blog yazdıkça bağlantılarınız artacak. Bizde insanlar zannediyor ki, bir alanda 20 tane yazı yazdıktan sonra hemen reklam alacak ve para kazanmaya başlayacak. Ama öyle bir şey yok. Blog yazacaksın, ilginç şeyler yazıyorum diye kendini ispat edeceksin, onu yaparken reklamdan değil ama gelen iş tekliflerinden para kazanacaksın. Gel bize bir proje yap diyenler olacak.”

ANNELİĞE HAZIR OLMAK
Ufuk Tarhan’ın biri öz diğer ikinci eşinde olan çocuklarının ikisi de 26 yaşında. Bir kadının anne olmaya gerçekten hazır olduğu zaman doğurması gerektiğini savunuyor. Tarhan’a göre en iyisi, annenin çocuk üç yaşına gelene kadar çalışmaya ara vermesi. “Çoğunluk çalışmak zorunda kalıyor tabii...” diyerek devam ediyor: “Ben de kızım iki buçuk üç aylıkken çalışmaya başladım. Ve çocuğum bakıcılarla büyüdü. Ama çocuğumu çok dikkatli gözlemledim. Çocukları ezbere büyütmemek lazım. Onları kalp gözüyle dinlemek, şefkatle yaklaşmak gerek. Onlar belli bir terbiyeyle büyütülecek robotlar değiller. Benim bütün arkadaşlarım bakıcılara, ‘Çocuğu gündüz hiç uyutma, gece biz eve yorgun gelince o uyusun’ diyorlardı. Bense bakıcısına ‘Güzdüz iyice uyut, biz gelene kadar uykusunu alsın, bizimle gece geç saate kadar otursun, onunla oynayalım’ diyordum. Normalde çocuk erken yatar. Ama yeni yaşam koşullarına uymuyor. Öyle yaparsak kızımızı göremeyeceğiz. Bu ezberler insanların hayatını mahvediyor. Bana ‘Çocuğu sallama’ dediler. Çocuk zaten zor doğmuştu, onu iyice zorlamak istemedim. Evin her yerine çingene salıncağı kurmuştum. Huzurlu olmasını sağlıyorduk.”

ÇOCUKLARIN GELECEKLERİ
Ufuk Tarhan, her gencin kendi geleceğini kendisinin planlaması gerektiğini savunuyor: “Ben de bir dönem kızımı kendi istediğim formata sokmaya çalışmıştım. Ama bunu fark ettiğim anda, hemen dönüş yaptım. Kızımın hatalar da yaparak kendi hayatını seçmesine izin verdim. Avusturya Lisesi’ne gitmesini çok istemiştim, kazandı ve gitti. Sonrasında kendisi Avusturya’da okumak istedi. Ondan sonra da ben ona sadece destek istediği zamanlarda yol gösterdim. Üniversite yıllarından beri kendi evinde yaşıyor. Bunu ben çok istedim. Kendi hayatını kendi kurabilsin diye... Aslında karakterlerimiz çok farklı. O çok duygusal ben daha mantıklı. Örneğin ben aşktan meşkten ağlamayı çok saçma bulurum, olmuyorsa yol verirsin gider derim. Ben maskülenim, o daha feminen..”

 

Son Düzenlenme Cuma, 29 Mart 2013 14:58

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :