Perşembe, 01 Ağustos 2013 15:13

Garanti Bankası'nın anneleri

Yazan Ece Koçal
Öğeyi Oyla
(2 oy)

Garanti Bankası’nın anne yöneticileriyle bir araya geldik ve çocuklarıyla birlikte keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bankacılık doğası gereği zor bir iş. Ama bir o kadar da kadınlar ağırlıkta ve başarılı... Biz de Garanti Bankası’nda çalışan anne yöneticilerle bir araya geldik ve hem sektörün dinamiklerini hem de bankanın kadın ve anne yöneticilere verdiği değeri konuştuk. Çocuklarıyla birlikte geldikleri bankanın kültür ve araştırma mekânı SALT’ta buluştuk; hareketli birkaç saat geçirdik...

 

 

"Anne olarak da yönetici olarak da samimi olmalısınız"

Elif Altınkol
(İzmir Kordon Şube Müdürü)

Yedi ve 11 yaşında iki çocuk sahibi olan Elif Altınkol (42), 20 yıldır bankacılık yapıyor. “Bankacılık kadınların yoğun olduğu bir sektör ve bence başarılıyız da...” diyor. Nedenini soruyoruz. Şöyle açıklıyor: “Çok çalışıp üretmek zaten kadının doğasında var. Dolayısıyla kadınlar için uygun bir iş.”

Peki Garanti Bankası kadın dostu bir şirket mi? Bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Kesinlikle öyle. Kendimden örnek vermem gerekirse, ben iki çocuğumu da burada çalışırken dünyaya getirdim. Garanti Bankası, tüm doğum izinlerinizi kullanmanızı mutlaka destekliyor. Kızım doğduktan dört buçuk ay, oğlum doğduktan dokuz ay sonra işe döndüm. Süt izinlerinizi toplu olarak kullanıp, ücretsiz izne çıkma şansınız var. Anneleri destekleyici bir diğer işleyiş ise yeni doğum yapan annelerin genellikle evlerinin yakınındaki şubelere tayin ediliyor olması. Her iki doğumumda da evimin yakınındaki şubelerde çalıştım. Öğle tatillerinde bebeklerime gidip süt verme şansım bile oldu.” 

Elif Altınkol, kendisini en çok zorlayan sürecin ise çocuğundan ayrılıp işe dönmek olduğunu söylüyor. “İlk çocukta zorlandım ama ikinci çocukta daha kolay oldu diyor” ve devam ediyor: “Çocuğunuzu annenize veya bakıcıya bırakmak zorundasınız. Bu nedenle çalışan annelerde vicdan azabı hep oluyor. Bu kaçınılmaz.” Elif Altınkol bu noktada nitelikli zaman geçirmeyi anlatıyor: “Onları her akşam kitap okuyarak uyutuyorum. Hafta sonlarını beraber geçiriyoruz. Kahvaltıları mutlaka beraber yapıyoruz. Kendimize mükellef sofralar hazırlayıp, sohbetler ediyoruz. Anne olarak onlarla iyi diyalog kurduğumu düşünüyorum.”

 

“Annelik iş hayatımı, iş hayatı anneliğimi besliyor"

Merve Atalay
(Ataşehir Şube Müdürü)

Sekiz yaşında Melis adında bir kız çocuğu sahibi olan Merve Atalay’a (37) göre çalışan anne olmanın en büyük zorluğu zamanı yönetebilmek. “Benim ayırdığım zaman çocuğuma yetiyor mu diye düşünüyorsunuz. Ama öyle çok da zor diyemem. Gayet mutluyum. Yine de bir çocuk daha doğurmaya cesaret edemedim” diyor.

16 yıllık bankacı olan Merve Atalay, 13 yıldır Garanti’de çalışıyor. Kendisi ev ve iş dengesini nasıl kuruyor? Bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Her şeyi yalnız yapmaya çalışmak çok zor. Mutlaka destek birileri olmalı. Eşimin yanı sıra anneanne ve babaanneden de yardım alıyoruz. Zaten bunu düşünerek, kızımın okulunu anneanne ve babaanneye yakın seçtik. Bu anlamda planlı olmak önemli. Şubelerimizi her zaman seçemiyoruz ama en azından diğer dinamikleri yakın tutmaya çalıştık.”


Ardından kadınların bankacılıkta neden başarılı olduğunu konuşuyoruz. Bilgi birikiminin tabii ki çok önemli olduğunu ama bankacılığın bir iletişim işi olduğunu vurguluyor. Bu noktada da anneliğin önemine değiniyor: “Anne olunca, sabrı, özveriyi, farklı açılardan bakabilmeyi öğreniyorsunuz. Diğer bireylere bakarken de onların ihtiyaçlarını daha iyi analiz edebiliyorsunuz. Anne olduktan sonra, önceki katı bakış açımın değiştiğini düşünüyorum. Bunun yazı sıra yaptığım iş benim kişiliğimle de çok örtüşüyor. İnsanlarla iletişim halinde olmayı seviyorum.”

 

“Her zaman annelerle çalışmayı tercih ettim”

Sevgi Cevani
(Avrupa 3 Bölge Müdürü)

13 yaşında Ege isminde bir oğlu olan Sevgi Cevani (44), 2000 yılında hamile kalan Sevgi Cevani, o sırada Finansbank’ta şube müdürüymüş ve hamileyken işten ayrılmış. Ege bir aylıkken Garanti’de işe başlamış. “Benim için başlangıçlarla dolu bir dönemdi. Yeni bir iş, yeni annelik...” diyor ve devam ediyor: “İlk başlarda hep şaşkınlık vardı; eve gidiyorum beni bekleyen küçük bir bebek var. İlk üç ay hiç zorlanmadım. Çok iyi bir bakıcımız vardı. Üçüncü aydan sonra Ege çok huysuz bir bebek olmaya başladı. Öğlenleri hep eve gidiyordum. Akşamları hiçbir müşteri yemeğine gitmiyordum. Ayrıca eşim çok büyük destekçimdi; o sırada evden çalışıyordu. Öyle olunca gözüm arkada kalmamıştı. Şöyle bir avantajım da vardı; şubem eve çok yakındı.”

Şimdi o zorlu süreçler geçmiş tabii... “Ege sekiz-dokuz yaşlarından sonra spora gitmeye başlayınca, babası da spora meraklı olduğu için daha çok babasıyla zaman geçirmeye başladı. Ben de kendime daha çok zaman ayırabiliyorum. Şu an çok memnunum, ‘Keşke ikinciyi doğursaydım’ diyorum. Annelikte en zor zamanlar, ilk bir-iki yıl. O zaman arkanızda eşiniz veya anneniz gibi güçlü bir destek olunca, sorun olmuyor. Meslek hayatımda o dönemde işini bırakan kadın çok gördüm. Şimdi dönüp baktığımda ‘İyi ki işi bırakmamışım’ diyorum.

 

“Kadın yöneticiler, liderlik özelliklerini annelikten sonra ileri taşıyorlar”

Banu Parlar
(Profesyonel Yönetici Koçu)

11 yılı Garanti Bankası’nda olmak üzere 15 yıldır bankacılık sektöründe insan kaynakları alanında çalışan Banu Parlar (41), şu an Eğitim Müdürlüğü’nde kurum içi profesyonel yönetici koçluğu yapıyor.
Banu Parlar son yıllarda iş hayatında insana ve kadına verilen değerin arttığını gözlemlediğini belirtiyor ve örnek veriyor: “Örneğin kadının hayatındaki belki de en önemli dönemlerden biri olan doğumdan sonra diliyorsa ücretsiz izin kullanıyor, kurum çalışmaya hazır olduğu zaman uygun şartları sağlamaya çalışıyor. Bunun dışında Kadınlar Kulübü’nde kadınlara yönelik etkinlikler yapılıyor. Yine Garanti bünyesinde açılan www.kalemetek.com ise kadın çalışanların ya da kadın yöneticilerin sesini daha çok duyduğumuz, farklı fikirlerin dile getirildiği bir paylaşım platformu olarak dikkat çekiyor. Bu, sadece banka çalışanlarına açık bir internet sitesi.”

Banu Parlar, ikinci çocuğunu Garanti Bankası’nda çalışırken dünyaya getirmiş. Beş ayın sonunda da işe başlamış. Büyük oğlu Onur 14, küçük oğlu Tuna 8 yaşında. Çocuklarıyla iletişimde açıklık ve güven prensibine inanıyor Banu Parlar: “İşin yoğun olduğu zamanlarda çocuklara bunu açıklıkla ifade ediyorum. ‘Bu dönem biraz daha yoğun’ diye açıklamak, çocukla olan ilişkinizde güveni ve anlayışı da getiriyor. Bebeklerin bile duygusal olarak annenin yoğunluğunu ama her şeye rağmen sevgisini de hissederek anladığını düşünüyorum. Ayrıca, çocukla kaliteli zaman geçirmek biraz klişe bir tanım ama doğru. Birlikte geçirdiğiniz zamanın tadını çıkarıyorsanız, çocuğunuz da doyuma ulaşıyor; o doyumu gördüğünüzde siz de tatmin oluyorsunuz.”

 

“Değerleriniz nasıl bir yönetici ve nasıl bir anne olduğunuzu gösterir”

Pınar Cengiz Güven
(Kocasinan İstanbul Şube Müdürü)

15 yıllık bankacılık kariyerinin son 12 yılında Garanti’de çalıştığını söyleyen Pınar Cengiz Güven (38), Ece isminde beş yaşında bir kız çocuğu annesi. Doğumdan sonra ücretsiz izin de alarak, iznini yedi buçuk aya uzatmış. “Çocuğum hastalandığında, doktora götürmem gerektiğinde çok rahat izin alabiliyordum. O anlamda çalışanına değer veren bir yer. Genel müdürlükteyken şehir dışı seyahatlerim olurdu. O zaman da ailemden destek aldım. Eşim de bakıyordu ve yatılı bakıcımız vardı. Zaten bankacıysanız ve anne babanızla aynı şehirde değilseniz bakıcının yatılı olması çok önemli. Çünkü akşamları en erken sekizde evde olabiliyorum.”

Peki hafta içi Ece’yle nasıl zaman geçirdiklerini soruyoruz. Anlatıyor: “Hafta içi sabah altı buçuk gibi kalkıyorum; önce kendim giyiniyorum, yediye çeyrek kala Ece’yi kaldırıyorum. O kalkınca biraz resim yapmak istiyor. O arada biraz oynuyoruz; 45 dakika beraber zaman geçiriyoruz. Onu servisine bindirdikten sonra ben işe gidiyorum. Akşam eve geldiğimde Ece genelde yemeğini yemiş oluyor. Ben de hemen yiyorum ve bir saat oyun oynuyoruz. Sonra müzik dinliyoruz, şarkı söylüyoruz... Tabii böyle olunca Ece’nin uyuma süreci biraz uzuyor. Bu da onu biraz negatif etkileyebiliyor, uykusuz kalıyor. Bunu pedagoglarla da çok konuştum. ‘Sizi görmesi daha önemli’ diyorlar. Hafta sonları için ise önceden plan yapıyorum; yoksa bir şey yapmadan geçiveriyor!”

 

“Bankacı anneler olarak çocuklarımızla kaliteli zaman geçirdiğimize inanıyoruz”

Pelin Bilgün
(Suadiye Şube Müdürü)

Pelin Bilgün (36), yöneticiliği de anneliği de genç yaşta tatmış. Kızı Selin 10 yaşında. İş hayatında 16’ıncı yılı ve bunun 13 yılı Garanti’de geçmiş. Erken çalışmaya başladığı için de 29 yaşında şube müdürü olmuş.

“Doğumdan sonra iki buçuk ay sonra işimin başına geçtim. Özel bankacılık projesinde çalışacağım için doğum iznimi tamamlamadım. Tercihlerimi genelde iş öncelikli yaptığım ve proje ekibinde olmak istediğim için bu kararı verdim. Benim eşim çalışma hayatımda en büyük destekçim olmuştur her zaman. Doğum sonrası hızlı bir şekilde iş hayatına dönme kararını verirken de bana çok destek oldu. İşe başladığım günden itibaren geceleri kızıma hep eşim baktı hala bile kızım gece uyandığında babasını çağırır. Özetle her başarılı kadının arkasında da bir erkek vardır en azından ben var olduğunu hissediyorum.’’

Pelin Bilgün, Selin çok küçükken tekrar işe geri döndüğü için Selin’e yeterince vakit ayıramadığını düşünse de sonradan yavaş yavaş bu düşüncesinden vazgeçmiş: “Biz bankacılık sektöründe çalışan anneler olarak çocuklarımızla kaliteli zaman geçirdiğimize inanıyoruz’’ diyor gülerek. Bunu da şöyle açıklıyor: “Bizim çocukluğumuzda annelerimizle daha çok birlikte olurduk. Annemiz okuldan gelince kapımızı açar, yemeğimizi hazırlardı ama sürekli yanımızda olmanın getirdiği rahatlıkla bire bir geçirdiğimiz zaman yok denecek kadar azdı. Ben ve eşim hafta sonlarımızı Selin’e endeksli yaşıyoruz. Selin Fenerbahçe’de voleybol oynuyor, beş yıldır piyano çalışıyor. Her anında yanındayız. Mutlaka çok küçükken beni yanında istediği zamanlar ya da benim yanında olup görmek istediğim anları olmuştur ancak şu an kızıma baktığımda gerçekten mutlu bir çocuk görüyorum.’’

 

“İşe döndüğüm ilk akşam, sanki hiç ayrılmamışım gibi hissediyordum”

Müge Ömerbaş
(Levent Özel Bankacılık Şube Müdürü)

Müge Ömerbaş’ın (38) hayatı dışarıdan oldukça zor gibi görünüyor. Çünkü hem yoğun çalışan bir iş kadını hem de üç küçük çocuk annesi. Oğlu Bartu beş yaşında; ikiz kızları Ela ile Duru dokuz aylık. Hareketli bir oğlan çocuğundan sonra gelen iki küçük kız, ona bambaşka bir yaşam enerjisi vermiş. Fotoğraf çekimi sonrasında öğle yemeği vakti gelen kızlarının yemeklerini yedirirken kendisiyle konuştuk.

2001 yılından beri Garanti Bankası’nda çalışan Müge Ömerbaş, altı ay doğum izni kullandıktan sonra işe dönmüş. “Doğum izni, her anından keyif aldığım çok güzel bir dönemdi. Belki ilk günden beri geri döneceğimi bildiğim için, belki de uzun yıllar çalışmanın verdiği alışkanlıkla ama en önemlisi yaptığım işi çok sevdiğim için işe çok mutlu ve isteyerek döndüm.”
Müge Ömerbaş, anneliğin bir mazeret olduğunu düşünmüyor bu yüzden çalışma temposunda bir değişiklik olmadığını belirtiyor aksine büyük bır aileyi organize etme alışkanlığının iş yaşamına olumlu yansıdığını söylüyor ve ekliyor: “Evet anne olarak daha fazla sorumluluğumuz var. Çocuk yetiştirmek başlı başına çok ciddi bir sorumluluk. Bu anlamda Garanti Bankası’nın, çalışan memnuniyeti konusuna önem verdiğine inanıyorum. Bunun yanı sıra ebeveynlere yönelik çocuk gelişimi gibi konularda seminerler veriliyor. Ayrıca kişiye özel destek alma imkânımız da var. Ben de ikiz bebeklerimiz doğduktan sonra büyük oğlumuzun bu değişime kolay adapte olması için neler yapmamız gerektiği konusunda danışmak için bu hattı aradım ve pedagogla görüştüm. Sadece sizi değil ailenizi de önemseyen bir kurumda çalışmak gerçekten güzel.”

 

“İç iletişim çok kuvvetli”

Hatice Özpirinç
(Çiğili-Atatürk Organize Sanayi Şube Müdürü)


2001 yılından bu yana Garanti Bankası’nda çalışan ve bankacılıkta 22’inci yılını dolduran Hatice Özpirinç (43), üç çocuk annesi... Hem de üç erkek çocuğu... Özpirinç “Üç erkek çocuğu sahibi olmak çok zor. Evde sürekli hareket var. Fenerbahçe, Galatasaray muhabbeti, NBA maçlarını izleyebilmek için gece yarıları kalkılması... Sürekli yüksek tempoda yaşıyor ve çalışmak gerekiyor. Çelik gibi sinirlerinizin olması gerek. En azından zaman içinde öyle oluyorsunuz. Net ve kararlı da olmalısınız. Başka şekilde zamanı da onları da idare etmek pek mümkün değil. Ama çok mutluyum; iyi ki varlar.”

İzmir’den 13 yaşındaki ikizleri, Alpercan ve Alpaycan ile gelen Hatice Özpirinç’in 20 yaşındaki büyük oğlu Oğulcan, üniversitede okuduğu için gelememiş. “Bizim sektörümüzde üç çocuklu çok fazla şube müdürü ya da yönetici yoktur herhalde” diyerek bu haberde yer almakla, hem anne hem de başarılı bir kariyer sahibi olunabileceğinin mesajını vermek istemiş.

Hatice Özpirinç, Garanti’nin de aile gibi bir kurum olduğunu bu noktada belirtmeden geçmiyor: “Çalışana verilen değeri hissedebiliyorsunuz. İç iletişim çok kuvvetli. Her çalışan rahatlıkla kendisini ifade edebiliyor. Yöneticilerinize çok kolay ulaşabiliyorsunuz. Herhangi bir sorununuz varsa, kurum çözümün hemen bir parçası oluyor. Garanti Bankası kesinlikle kadın dostu bir şirket. Sektörde de kadın çalışanlar zaten fazladır; Garanti’de de genel müdür yardımcısı, koordinatör, birim müdürü, bölge müdürü, şube müdürü gibi her kademede çok fazla kadın yönetici var. Kadınları Günü, Anneler Günü mutlaka kutlanır. Birisinin bebeği olduğunda, bölge müdürlüklüğümüzden bunun müjdeli haberi gelir.”

 

“Toplumun geleceğini düşünüyor”

Derya Açar Ergüç
(SALT İletişim ve Yönetim Direktörü)

Cansu adında üç yaşında bir kız çocuğu annesi olan Derya Açar Ergüç (37), 2000 yılından bu yana Garanti Bankası çalışanı. Kurumsal iletişim yöneticiliğinden sonra, Ekim 2012’den itibaren bankanın kurucusu olduğu kültür ve araştırma kurumu SALT’ın iletişim ve yönetim direktörü olarak çalışıyor. Yani aslında bankacı değil; bu nedenle bize Garanti’nin farklı bir yüzünü, toplumun gelişimine katkıda bulunmaya özen gösteren bir kurum olduğunu anlatıyor: “Garanti Bankası SALT'ı, kâr amacı gütmeyen özerk bir kurum olarak kurdu. Güncel sanat, mimarlık ve tasarım, tarihi, ekonomik ve sosyal çalışmalar alanlarında faaliyet gösteriyor. Sergi, söyleşi, konferans, atölye çalışmaları, eğitim programları, video/film gösterimleri ve yayınlar yapıyor. Arşivleri ve kütüphanesi herkesin kullanımına açık. Üstelik tüm bunlar ücretsiz. Dolayısıyla tabii ki kadın/anne dostu bir kurum! Ben de kızımı bundan 15 yıl sonra, bir üniversite öğrencisiyken SALT’ın kütüphanesinde vakit geçirirken hayal ediyorum.”

Ve konu çalışan anneliğe geliyor: “Doğumdan altı ay sonra işe döndüm ama izin sürecimde de tamamen işten kopmadım. Çünkü üretmeyi seviyorum. Asıl çalışmasam zorlanırım. İşe döndükten sonra ise Cansu çalışıyor olmamı sorun yapmadı ancak tabii pek çok çocuk gibi ‘İşe gitme anne’ de diyor. Bazı dönemler huzursuzlanıyor ama çok problem yapan bir çocuk değil. Yine de ‘iş’ kelimesini duymaktan hoşlanmıyor. Bir yere ‘İş arkadaşlarım gelecek’ dediğimde bile ‘Gelmesinler’ diyor.”

Son Düzenlenme Perşembe, 01 Ağustos 2013 16:46

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :