Pazartesi, 16 Eylül 2013 16:58

Sigortacılık sektörüne yön veren anneler

Yazan Ece Koçal
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Sektördeki kadınların yükselme şansı fazla mı? Türkiye’deki sigortacılık sektörüyle dünyadaki arasında ne gibi farklar var? Sigorta şirketleri anne dostu mu? Annelikle yöneticiliği bir arada götürmenin zorlukları neler?

Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinin anne yöneticilerine sorduk; samimi yanıtlar aldık.

Özlem Odar
Eureko Sigorta Genel Müdür Yardımcısı

Ankara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduğumda finans alanında çalışmak istiyordum. Akbank’a başvurdum, benim IT sistem geliştirmeye daha uygun olduğumu söylediler. Böylece IT tarafına girdim ve kaldım! Ben bankacılık sektörüne başladığımda kâğıt kalemle çalışılıyordu. Bunun sistemsel olarak dönüştüğü bir dönemde çalıştım. ATM projelerini ilk yapan gruplardan birinde görev aldım. Çok yoğun bir dönemdi. Sekiz yıl önce Garanti Bankası’nda çalışırken Garanti Sigorta’dan teklif aldım. Yeni bir sektör, yeni bir devinim demekti. Hem deneyimlerimi kullanabileceğim hem de yeni bir şeyler öğrenebileceğim bir sektördü. Bankacılıkla sigortacılık birbirine yakın sektörler olarak gözüküyor ama hiç öyle değil. İlk zamanlar toplantılara girdiğimde sayfalarca notlar alırdım. Sigortacılığın jargonu çok farklı; alışmam altı ay sürdü.

Yeni şeyler yaratmayı seven biri olarak sektör değiştirmek bana çok iyi geldi. Uzun seneler aynı sektörde çalıştıktan sonra körlük başlıyor ve kişisel tatmin düzeyi azalıyor. Öğrenmeye açık olduğunuz sürece sektör değişikliği motivasyon yaratıyor. Bankacılıkta her şeyi gözüm kapalı yapıyordum artık. Değişiklik beni şarj etti.

Sigortacılık saygıdeğer bir sektör. İçinde çok farklı dengeler barındırıyor. Bu nedenle işletme okuyan da mühendislik okuyan da bu sektörde çalışabilir. Ayrıca kurumsal olduğu için cazip. Çalışma şartlarının yoğun olduğunu da unutmamak gerek. Mesai saatleri dışına taşan bir çalışma temposu var. Ama şirket olarak özel hayat ve iş hayatı dengesini kurmaya, fazla mesaiye kalmamaya önem veriyoruz.

Bankacılık sektöründeyken inanılmaz yoğun bir tempom vardı. Sigorta sektörüne ilk başladığım yıllarda da öyleydi. İki çocuğum var, ilkinin küçüklüğünü hiç hatırlamıyorum. Gece yarısı üçte, dörtte eve gidiyordum; iki saat uyuyup duş alıp çıkıyordum. Kızım ne yürüdüğünde, ne diş çıkardığında, ne de ilk kelimelerini söylediğinde yanındaydım... İlk kızıma annem bakmıştı. Anneniz gibi çok güvendiğiniz biri olmadan çok zor. Ofisin kapısından girdiğinizde evi, evin kapısından girdiğinizde işi unutmak zorundasınız. Yoksa her iki tarafa da konsantre olamazsınız.

Şirketimizdeki 508 çalışanın 293’ü kadın. Yaş ortalaması ise 30. Kadın sayısı çok olunca kadın dostu şirket olmamanız mümkün değil. Doğum izninden sonra ücretsiz izin kullanabiliyorlar.

Bir buçuk yıl önce yeni binamıza geçerken bütün kurumsal değerlerimizi baştan tasarladık. Mimarımız ilk gün bana ‘Kurumsal değerleriniz neler? Bu projeyi neye göre inşa edeceğiz?’ dedi. Değerlerimizi şöyle belirledik: Şeffaflık, güven, başarma arzusu, sadelik, yaratıcılık, yenilikçilik. Bu binada bir köşede oturan kişinin diğer köşede oturanı görebilmesini istedik. Fiziksel hiyerarşiye karşıyız. Burada genel müdür dahil olmak üzere hiç kimsenin odası yok. Bire bir toplantılar veya özel telefon görüşmeleri için küçük görüşme odalarımız var.

Yöneticilik de annelik gibi. Burada pek çok çocuğum var. Yöneticiyseniz tıpkı annelikte olduğu gibi nabza göre şerbet vermek zorundasınız, belli sonuçlar elde etmek zorundasınız.

Hande Osma
Yapı Kredi Emeklilik
Grup Başkanı

Üniversiteden mezun olur olmaz uluslararası büyük denetim firmalarından biri olan Ernst&Young’da yaklaşık sekiz yıl çalıştım. Bu sekiz yılın ikisi Toronto’da geçti; hayatımın en güzel tecrübelerinden biriydi. Ernst&Young’dan sonra Yapı Kredi Emeklilik ikinci işim oldu; buradaki 10. yılımı da temmuz itibariyle tamamlamış oluyorum.

Sigortacılık, kadın çalışan oranının nispeten yüksek olduğu bir sektör olsa da, özellikle üst düzey yönetimlerde çok az sayıda kadın yönetici görüyoruz maalesef. Bununla birlikte, işinde uzmanlaşmış ve hedeflediği kariyer basamaklarını başarıyla çıkan ya da çıkmış, üst düzey kadın yöneticiler de var elbette. Dolayısıyla, çoğu meslekte olduğu gibi, işinizde çok iyiyseniz ve azimle çalışıyorsanız, bu sektörde de kadın-erkek ayrımı olmaksızın yükselme şansınız var.

Yapı Kredi Emeklilik, anne dostu olduğu gibi, insan odaklı bir şirket olarak çalışanını koruyan ve destek olan bir kurum. Doğum yaptığımda bu şirketteydim. Üst düzey yönetici olarak çalıştığım için, işim ve sorumluluklarım son derece fazla olsa da, bir şekilde özel hayat-iş dengesini koruyabildim. Bu konuda zaman zaman elbette

şirketimden de, yöneticilerimden de destek aldım ve aynı zamanda kendim de maksimum efor harcayarak hem oğluma hem de işime gerekli özeni göstermeye çalıştım.

Hayat sigortacılığı (risk ürünleri) ve bireysel emeklilik, çalıştığım şirketin faaliyet gösterdiği ana branşlar. Türkiye’de sigortacılık özellikle son yıllarda çok gelişti. Hazine Müsteşarlığı ve diğer regülatörlerin Avrupa Birliği’ne uyum kapsamında sektöre getirdiği birçok yeni düzenleme ve mevzuat, şirketlerin kurumsal yönetimini de ciddi anlamda olumlu etkiledi. İç kontrol sistemlerini, risk yönetimini, kurumsal bakış açısını güçlendirdi. Dolayısıyla sigortacılığın, kurumsal bir vizyona ve yönetim kurgusuna sahip, eğitim ve bilgi düzeyinin, uzmanlaşmanın öne çıktığı bir sektör olarak ülkemizde çalışılması cazip olan sektörlerden biri olduğuna inanıyorum.

Genelde yoğun çalışıyorum. Çalıştığım pozisyon, görev ve sorumluluklarım gereği, çalışma saatlerim sabah dokuz-akşam altı şeklinde pek olamıyor. Ya sabah güne erken başlıyorum ya da akşamları sekiz civarında çıkıp, evde oğlumu uyuttuktan sonra çalışmaya devam ediyorum. Eskiden hafta sonları da çalışırdım ama oğlum dünyaya geldikten sonra en azından hafta sonları işle hiç ilgilenmemeyi kendime prensip edindim. Kısacası, çok önemli bir durum olmadığı sürece hafta sonları çalışmıyorum.

Bir oğlum var, adı Kuzey ve beş yaşında. Ev ve iş dengesini kurmak konusunda hiç zorlanmadığımı söyleyemem. Elimden geldiğince her tarafa yetişmeye çalışıyorum. Bu tempoda, kendime pek zaman ayıramıyorum tabii ama oğlum doğduktan sonra bunun benim için çok önemi de kalmadı. Kuzey’le paylaştığım saatler ne kadar çoksa ben de kendimi o kadar iyi hissediyorum zaten. Eşim de bu konuda bana oldukça yardımcı oluyor. Gerekirse işimden de feragat edebiliyorum ama bunu sonradan telafi edecek şekilde yapıyorum.
En önemlisi sevgi ve saygı sanırım. Evde, aile fertleriyle kurduğum güçlü sevgi bağını asla zedelememeye, diğer taraftan işime duyduğum sevgi ve saygıyı da koruyarak başarılı çizgimi sürdürmeye özen gösteriyorum. İşimdeki başarı ve mutluluk eve, evimdeki huzur ve mutluluk işime yansıyor. Böylece enerjim ve heyecanım da artıyor. Bazen zor olsa da, böyle bir hayatım olduğu için kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum.

Özlem Özüner
Euler Hermes
Türkiye Genel Müdürü

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1991 yılında mezun oldum ve iş yaşamıma İktisat Bankası’nda başladım. Demirbank Finansal Kurumlar Bölge Müdürü ve HSBC Bank Plc Londra’da Kurumsal Bankacılık Global İlişki Yöneticisi olarak çalışmamın ardından, 2003-2010 yılları arasında HSBC Türkiye Merkez Şube Müdürlüğü ve Kurumsal Bankacılık Grup Başkanlığı görevlerinde bulundum. Yaklaşık 20 yıllık bankacılık kariyerimde satış ve pazarlama konusunda uzmanlaştım. 1 Haziran 2011’de genel müdür olarak Euler Hermes Türkiye bünyesine katıldım.
Sigorta sektörü son birkaç yıldır enflasyonun iki katına yakın oranlarda büyüme gösteriyor. Sektör, sigorta şirketlerinin yanı sıra reasürans şirketleri, acente ve broker gibi sigorta aracıları gibi kanallardan oluşması nedeniyle önemli bir istihdam sağlıyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre 2012 yılı sonu itibariyle sektörde 11 bin 500’den fazla kişi çalışıyor, bunun yüzde 53-54’ü ise kadın. Ama gözlemlediğim kadarıyla sigortacılıkta erkek yöneticiler biraz daha fazla.

Başarımda beni yetiştiren çok değerli finans yöneticilerimin ve ailemin değerli katkıları olduğunu söyleyebilirim. Özellikle babam küçük yaşlarımdan itibaren bana liderlik, takım çalışması, iş yaşamında adil davranmak gibi hususları öğretmiş ve yol gösterici olmuştur.

Hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin arasındaki kültürel, fikirsel ve diğer farklılıklara önem verip, bu farklılıkları benimsiyoruz. Grubumuz bu çeşitliliği geliştirmek ve korumak amacıyla, cinsiyet, yaş ve ırk çeşitliliğini gözeten bir ‘çeşitlilik politikası’ oluşturmuştur. Euler Hermes Avrupa merkezli bir şirket olarak yüzde 23 üst düzey kadın çalışan oranıyla yüzde 14 olan Avrupa ortalamasının üzerinde bir oranda kadın yöneticiye sahip. Bu nedenle şirketimizin kadın dostu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Firmamız, üst düzey yöneticilerimizle; mentor programları, özel eğitim gibi çeşitliliği geliştirmeyi ve korumayı amaçlayan programlar geliştiriyor. Bunlardan biri, kadın çalışanlarını destekleyen ‘Women’s Network’ programı. Euler Hermes Türkiye’nin Genel Müdürü olarak firmamızın cinsiyet çeşitliliği konusunda hem Türkiye’de hem de dünyada önderlik eden sigorta firmaları arasında olduğunu söyleyebilirim.

Euler Hermes 50’den fazla ülkedeki 6 bin üzerinde çalışanıyla, şirketler arası ticari alacakların yönetimi için bir hizmetler bütünü sunuyor. Şirketimiz, 2012 yılında 2,4 milyar avro konsolide ciro açıkladı. Ayrıca, dünya çapında 40 milyon işletmenin mali durumunun analiz edildiği bir kredi istihbarat ağı geliştirdi. 2012 aralık sonu verilerine göre, grubun dünya çapında sigortaladığı ticari işlem hacmi toplam 770 milyar euro değerinde.
Alacak sigortacılığının geçmişinin 19. yüzyıla dayandığı ve özellikle Batı Avrupa’da Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlandığı biliniyor. Bugün Avrupa’ya baktığımızda kredi sigortalarının Avrupa ülkelerinde GSMH içinde ciddi bir payı var. Ne yazık ki ülkemizde aynı durum söz konusu değil. Bizi umutlandıran gelişme ise sektörümüzün 2012 yılında yüzde 45 büyüme oranıyla hayat-dışı segmentin üzerinde büyümüş olması.

Şirketimizde mesai saatlerimiz, çalışanlarımızın ulaşım kolaylığı açısından iki kademeli olarak uygulanıyor. 8.00-17.00 ve 8.30-17.30 olmak üzere iki ayrı mesai uygulaması var. Ben gün içinde verimli çalışabildiğim ve aileme de vakit ayırmak istediğim için mesaiye kalmıyorum.
İki çocuğum var. Kızım Eda 15 yaşında. Oğlum Mert ise dokuz yaşında. Özellikle yoğun seyahat temposu içinde aileme yeterli vakit ayıramadığım oluyor. Örneğin geçenlerde oğlumun yıl sonu tiyatro gösterisi vardı ve ben o tarihlerde iş seyahatine gidecektim. Bu durumu ona açıkladım ve gösterdiği anlayış karşısında çok duygulandım.

Esra Güller
Axa Sigorta İnsan
Kaynakları ve İç İletişim Direktörü, İcra Kurulu Üyesi

Tüm eğitim hayatımı Ankara’da (TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi’nde) tamamladıktan sonra iki yıl İngilizce öğretmenliği yaptım ve ardından sigortacılık hayatıma Commercial Union Sigorta’da başladım. 21 yıldır sigorta sektöründe, 10 yıldır da Axa Sigorta’da çalışıyorum.

Sektörümüzde son yıllarda kadın çalışan oranı artmış olsa dahi hâlâ kadın yönetici sayısı yeterli değil. Ancak çalışma hayatım boyunca cinsiyet ayrımının yapılmadığı, çalışanlarının hepsine uygun/eşit fırsatlar sunan, yükselme imkânının bilgi, beceri, deneyim ve hepsinden öte yüksek performansa bağlayan şirketlerde çalıştığım için pozitif bir bakış açısıyla konuştuğumu belirtmeliyim. Cinsiyet, bireylerin güçlü yönlerinin görülmesine engel olursa, bu durum birey için ayrımcılığa yol açabilir; ki bu görüş de Axa’nın global olarak yürüttüğü ‘çeşitlilik ilkesi’ (din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımcılığı yapılmaması) çerçevesinde kesinlikle kabul görmemekte. Axa Sigorta üst yönetimindeki altı kadın yöneticisiyle Axa Grubu içinde de en fazla kadın yönetici sayısına sahip şirket olarak ‘çeşitlilik ilkesini’ en fazla destekleyen ülkelerin başında geliyor.

İş hayatında üst düzey yönetici statüsünde çalışan anne olmak bence bir seçim. Bu seçimi yaptıktan sonra tüm hayatınızı buna göre şekillendirmeniz ve ailenizden destek görmeniz gerekir. Ben önce ailemden ve tabii ki eşimden destek görüyorum. Onlar sayesinde, geç saatlere kadar çalışabiliyor, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerime gidebiliyorum. Bununla birlikte, uzun yıllar aynı yönetim kadrosuyla çalıştığım için birbirini iyi tanıyan bir ekiple çalışmanın avantajını da hissediyorum. Bir de özellikle de belirtmem gerekir ki, ailevi her türlü konuda beni destekleyen çok özel bir yöneticiye sahip olduğum için de çok şanslıyım.

Axa Sigorta’nın sermayedarı olan Axa Grubu, dünyada sigorta sektöründe ilk üç şirket arasında. Toplam 61 ülkede 90,1 milyar euro prim üretimi ve 4,2 milyar avro faaliyet gelirine ulaşan Axa Grubu’nun, müşterilerinin her türlü ihtiyacına cevap verebilmeyi hedefleyen ‘finansal koruma’ konusundaki faaliyetleri, kurumsal ve bireysel riskleri kapsıyor.

Türkiye’deki sigortacılık sektörünü dünyayla kıyasladığımızda daha alacak çok yolumuz var. Türkiye’deki sigorta penetrasyon oranı hâlâ dünya ortalamasının gerisinde. En son açıklanan 2011 yılı verilerine göre dünyada kişi başına düşen prim üretimi 666 dolar iken Türkiye’de yalnızca 136 dolar. Halkımızın sigorta konusundaki bilinci 10 yıl önceye göre artmış olsa da alınacak çok yol var.

10 yaşında, Âlâ isimli bir kızım var. Kızım dokuz aylıkken Axa Sigorta’da çalışmaya başladığım için kızımı yönetim ekibiyle ve insan kaynakları çalışanlarıyla büyüttük diyebilirim. Âlâ doğduğundan beri oldukça yoğun bir çalışma temposu içindeyim. İstanbul’da yaşayan bir yönetici ve bir anneyseniz çocuğunuz da bu yaşama ayak uyduruyor.

Evde kızımla birlikteyken mümkün olduğu kadar onunla vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Evde çalışmam gerekiyorsa işlerimi o uyuduktan sonra yapıyorum. Çalışan anneler olarak maksimum özeni göstermeye çalışsak da, vicdan azabı hissettiğimiz bir dönem olmuştur.
Kızımla en büyük keyfimiz seyahat etmek. Dünyayı gezmek istiyoruz. Kısa denemelerle bunu yapmaya başladık bile. Daha önceden gittiğim yerleri onun gözüyle tekrar görmenin keyfi tarifsiz.

Ebru Firuzbay Taşçı
BNP Paribas
Cardif Türkiye İnsan
Kaynakları ve Kurumsal İletişimden Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı

Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, Garanti Bankası’nda işletme bankacılığı alanında şube, bölge ve Genel Müdürlük kadrolarında görev aldım. Sonra Türk Ekonomi Bankası İşletme Bankacılığı bölümünde yönetici olarak çalıştım. 10 Şubat 2011’den itibaren BNP Paribas Cardif Türkiye’deyim.

Hizmet sektöründe ve özellikle de sigortacılık alanında çalışan kadın sayısı yüksek. Sigorta sektöründe bu oran son yıllarda yüzde 50’yi aştı. Yine kadın üst düzey yönetici sayısında da önemli artış kaydedildi. Sigorta sektöründeki kadın istihdamı konusunda yalnızca sigorta ve reasürans şirketleri değil, broker’lar ve acenteler gibi, kadınların yoğun olduğu aracı kurumlar da değerlendirilmeli.

BNP Paribas Cardif Türkiye ekibinin yüzde 60’ı kadınlardan oluşuyor. İcra komitemizde ise beş kadın yönetici var. İş dünyasının geneliyle kıyaslandığında yüksek olan bu oranın, şirketimiz adına en önemli farklardan birini oluşturduğuna inanıyoruz. Şirket politikamız, yapılan iş konusunda asla ayrımcı olmamayı vurguluyor. İşe alımlarımızı da bu doğrultuda yapıyoruz.

Anne adaylarımıza ve anne çalışanlarımıza mümkün olabildiğince rahat çalışabilecekleri bir ortam sunuyoruz. Ofisimizde annelerimiz için ayrılmış bir süt odası var. Bu odada sadece yeni annelerin kullanması için ayrılmış bir buzdolabı ve yeni doğan bebeklere dair bilgilendirici yayınlar var. Önümüzdeki dönemde anne adaylarımız için, doğum izinlerine çıkmadan önce ‘baby shower’ olarak bilinen ‘hoşgeldin bebek’ partileri düzenleyeceğiz. Annelerimiz işe döndüklerinde ise süt izinlerini kullanmaları için teşvik ediyoruz.

BNP Paribas Cardif, BNP Paribas Grubu’nun hayat, mal ve kaza sigortaları birimi olarak; tasarruf ve koruma ürünleri sunan, Avrupa’nın en büyük sigorta firmalarından biri. Bu yıl uluslararası alanda 40. yılını kutlayan BNP Paribas Cardif, Türkiye’deki faaliyetlerine 2008 yılında başladı. Bu beş yıl içinde önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Özellikle 2009 yılından itibaren sunmaya başladığımız Kredi Kartı Koruma, Kredi Koruma, Gelir Koruma, BES Koruma, KMH Koruma, Ferdi Kaza, Hayat, Tehlikeli Hastalıklar ve Uzatılmış Garanti gibi koruma sigorta ürünlerinin bugün lider sağlayıcısı konumunda yer alıyoruz.

Türkiye, sigorta ve emeklilik pazarında yüksek bir büyüme potansiyeline sahip olmasına karşın istenilen seviyeleri yakalamış değil. Finans ve sigortacılığın büyümesi, varlık ve refah seviyesinin artmasıyla doğrudan ilgili. Türkiye’de kişi başına düşen gelirin artması öncelikle finans sektörünün büyümesine yol açtı. Şimdi yeni düzenlemelerin de etkisiyle sıra sigorta sektörüne geldi. Şu anda ülkemizdeki tasarruf oranı, yaklaşık yüzde 12 ile dünya ortalaması olan yüzde 20’nin gerisinde yer alıyor. Ancak yeni düzenlemeler sonucunda Bireysel Emeklilik Sistemi, Türk halkının tasarruf alışkanlıklarını değiştirebilecek önemli enstrümanlardan biri oldu. Sektörün ülkemizde hızla büyüyeceğine inanıyoruz.

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde yapılan ve 1 Ocak 2013 itibarıyla geçerli olan değişikler sonrasında hedeflendiği gibi sistem önemli bir ivme yakaladı. 2012 yılında ilk dört aydaki katılımcı sayısı 125 bin kişiyken, 2013’te bu rakam 430 bin kişiye ulaştı. 2013 sonunda ise Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki katılımcı sayısının 4 milyonun üzerine çıkarak, 30 milyar TL civarında fon büyüklüğünü yakalayacağını tahmin ediyoruz.

Mesai saatleri konusunda standart bir zaman diliminde çalışmak, işimizin doğası gereği mümkün olamıyor. Oğlum Can altı yaşında. Hafta içi sabahları ondan önce evden çıkıyorum. Akşam eve döndüğümde öncelikle Can’a odaklanıyorum. Eşimle de sorumlulukları paylaşıyoruz.

Melis Aslanağı
Aksigorta İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ndeki lisans öğrenimimden sonra, New York Üniversitesi’nde Organizasyonel Psikoloji bölümünde yüksek lisans eğitimimi tamamladım.

2008 yılında Sabancı Topluluğu’na katıldım. Dört yıl Avivasa’da İnsan Kaynakları Bölüm Müdürü olarak görev yaptım. 2011’den bu yana ise Aksigorta’da İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı görevini sürdürüyorum. Tüm İK uygulamalarının yanı sıra iç iletişim, şirket satınalma süreçleri ve idari işler bölümlerini de yönetiyorum.

Sigorta sektöründe, kadın çalışanlar konusunda, hizmet ve finans sektörlerine benzer bir dağılım var. Aksigorta olarak kadın çalışan oranımız yüzde 48.
Kadınların yükselme fırsatı değerlendirildiğinde, sigortacılık sektörünü diğer sektörlerden farklılaştıramam. Bunun temel nedeni, yönetim kademelerine çıkıldıkça sektör bağımsız olarak ne yazık ki, çalışan kadın oranı neredeyse yarı yarıya düşüyor. Aksigorta olarak yönetici kademelerinde bulanan kadın çalışanlarımızın oranı yüzde 23 iken, bu oran üst düzey yönetimimizde yüzde 13. Biz de bu nedenle Aksigorta olarak yönetici kadın oranımızı artırmak üzere “Artı 1” adında bir proje başlattık. Bu proje kapsamında, firmamızda çalışan kadınların kendini farklı yönlerde geliştirmelerine katkı sağlayor ve onları yöneticilik pozisyonlarına hazırlıyoruz.

Bence annelikle çalışma hayatını bir arada götürmek zor değil. Bu, hassas bir denge kurabilme ve adaptasyon meselesi. Elbette zaman zaman iş tarafında dengeyi bozan durumlar olsa da, kaliteli zaman birçok sorunun üstesinden gelmenizi sağlıyor. Bu süreçte aileden destek görmek çok önemli.
Aksigorta olarak sigorta sektöründe elementer branşta (hayat dışı) faaliyet gösteriyoruz. Bu doğrultuda elementer branşta şu başlıklarda uzmanlık alanlarımız var: Kaza/ hastalık/ sağlık, araç, nakliyat, yangın ve doğal afetler, genel zararlar, sorumluluk, kredi, emniyeti suistimal, finansal kayıplar, hukuksal koruma, destek.

Gerek Doğal Afet Sigortaları Yasası’na ilişkin yasal düzenlemeler, gerekse eğitim düzeyinin artışı her geçen gün sigorta bilincinin artışına neden oluyor. Ancak ulaşılan seviye yeterli değil. Bu bilincin kalıcı hale gelmesi için hem sektördeki şirketlere hem de devlet kurumlarına önemli görevler düşüyor. Türkiye’de hayat dışı sigorta sektörünün penetrasyonu yüzde 1,1. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık iki katı. Gelişmiş ülkelerde ise yaklaşık 6,5 katı. Bu rakamlara göre daha katedilecek çok yolumuz var.

Aksigorta İnsan Kaynakları olarak tüm çalışanlarımızın iş ve özel yaşam dengesini korumak ve tüm uygulamalarımızda buna özen göstererek planlama yapmak, hedeflerimizden biri. Bu doğrultuda Aksigorta’da mesai çok sık karşılaşılan bir durum olmamakla birlikte özel durumlarda (proje dönemlerinde, geçiş dönemlerinde) mesai saatleri dışında da çalışabiliyoruz.

Bir kızım var, ismi Deniz. Bu yıl ilkokula başlayacak. En baştan beri çalıştığım için bu duruma alışık. Ancak benimle istediği kadar vakit geçiremediğinden şikâyetçi. Özellikle okulda çalışmayan annelerin esnekliğini gördükçe bu yönde talepkâr oluyor. Özellikle okula bırakılma, okuldan alınma, annelerin okul saatleri içerisindeki aktivitelere katılımı gibi... Ama olgunlukla karşılıyor.

Vicdan azabı duymamak için elimden gelen gayreti sarf ediyorum. Ben böyle hissettiğim dönemlerde bu duyguya odaklanmamayı seçiyorum. Bu durumun geçici ve yönetilebilir olduğunu ve bazen bu dengeden daha önemli şeyler olduğunu hatırlamak da fayda sağlıyor.
Kızımla ortak hobilerimiz var. Birlikte tenis oynuyoruz, kayak yapıyoruz. Resim yapmak, dans etmek, seyahat etmek ve sinemaya gitmekten de büyük keyif alıyoruz.

Sevil Kanay
Ray Sigorta Yangın,
Mühendislik ve Tarım
Sigortaları Müdürü

18 yıldır sigorta sektöründe çalışıyorum. Sektöre ilk adımımı Batı Sigorta Mühendislik departmanında attım. Kızımın doğumundan sonra dokuz yıl çalıştığım şirketimden 2004 yılında ayrılıp profesyonel kariyerime ara vererek annelik kariyerime başladım. Bir yıl sonra 2005 yılında o zamanki adı Finans Sigorta olan Sompo Japan Sigorta’da yine teknik departmanda yönetici olarak işe başladım. İki yıl sonra şu an çalıştığım Ray Sigorta’ya geçtim.

Sigortacılık, çok kolay bir sektör değil. Tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi iş yoğunluğu fazla ve mesai saatleri uzun. Bunun yanı sıra çalışanların büyük bir kısmı kadın olmasına rağmen özellikle anneler ve çocukları için kreş gibi ek imkânlar yok. Çalışan memnuniyeti sektörden çok çalıştığınız şirketin size sağladığı imkânlar, anlayış ve hoşgörü ölçüsünde değişiyor. Tabii sahip olduğunuz sorumluluklar da sizin çalışma yoğunluğunuzu ve ortamınızı etkiliyor.

Sadece sigortacılıkta değil günümüz şartlarında bence kadınlar istedikleri her sektörde başarı sağlayıp yükselebiliyor. Bunun nedeni ise kadınların daha detaycı ve sabırlı olması, işi daha iyi organize edebilmesi, empati kurabilme ve duygusal yönetimde daha başarılı olması. Erkek yöneticiler, çalışanıyla diyalog kurmakta kadınlara göre daha zayıf. Tabii bunun tersi de oluyor.

Ray Sigorta yangın, mühendislik, tarım, nakliyat, kaza, ferdi kaza, sorumluluk, seyahat, tekne, havacılık, hukuksal koruma ve sağlık sigortası branşlarında, müşterilerine hizmet veren 55 yıllık çok köklü bir şirket. Çalışma şartlarımız yoğun. Mesai saatlerine bağlı kalarak çalışamıyoruz ama bu sadece bizim şirketimize özgü bir durum değil.

Doğum yaptığımda ilk şirketimde çalışıyordum. Doğumdan sonra verdiğim bir yıl ara sayesinde, doğumdan sonra işe erken dönenlerin yaşadığı sıkıntıları yaşamadım tabii. Ancak çok yoğun mesailerle çalışmaya alışan biri için evde kalıp çocuk büyütmek çok da kolay değil. Yine de hayatta yaşanabilecek en güzel duygu ve tecrübe olduğunu inkâr edemem. Hayatta, çocuğunuzun gülüşü haricinde hiçbir şey size çektiğiniz tüm sıkıntı ve zorlukları bu kadar kolay unutturamaz. İkinci şirketime başladığımda anneydim; tüm hayatım ve sorumluluklarım değişmişti. Adaptasyonum zor olmadı; çünkü kızım Buse bir yaşını doldurmuştu ve benim çok da desteğe ihtiyacım kalmamıştı.

Ben işe başladıktan sonra Buse’yi anneannesi büyüttü. Ben çok fazla iş odaklı biri olduğum için, mamasından günlük alması gereken gıdalara kadar annem her şeyi yakından takip edip beni uyarırdı. Eşimle aynı sektörde olmamızın sağladığı avantajla birbirimizi anlayıp iş yoğunluklarımıza hoşgörü gösterebiliyoruz. Ortak bir yaşamın getirdiği sorumlulukları paylaşıyoruz. Buse şu an dokuz yaşında.

Anladım ki asıl hayat anne olduktan sonra başlıyor. Aslında her şeyde olduğu gibi insan bunu da yaşayarak öğreniyor. Her şey önceliklerinizi doğru belirlemenize ve doğru organizasyon yapmanıza bağlı. Tabii bazen evdeki hesabın çarşıya uymadığı zamanlar da oluyor… Bu zamanlarda da hemen hızlıca kriz yönetimine geçip eşimle birlikte bir çözüm buluyoruz.

WM bloglar

  • AylinAtasagun
    Aylin Atasağun
  • baharbuketsuren
    Bahar Buket Süren
  • baharkarakaya
    Bahar Karakaya
  • cagilsalman
    Çağıl Salman
  • cerenimnoktakom
    Cerenimnoktakom
  • esreatesakin
    Esra Ateş Akın
  • esraertugrul
    Esra Ertuğrul
  • FigenGeri
    Figen Geri
  • melisademirel
    Melisa Demirel
  • mugekoklu
    Müge Köklü
  • muzeyyenkilic
    Müzeyyen Kuvanlıklı
  • nurayazeri
    Nuray Azeri
  • ozlemyersentemana
    Özlem Yerşen Temana
  • seyrasun
    Seyra Sun
  • sinemparkan
    Sinem Parkan
  • tubacetinalpa
    Tuba Çetin Alpa
  • zeynepaskin
    Zeynep Aşkın
  • Başarılı bir insan mısınız?

    Bu başlığı okuyunca ilk akla gelen kariyeriniz oldu değil mi? Başarı kelimesi günlük yaşantımızda o kadar iş yaşantısına ya da okul hayatına endekslenmiş ki, hemen…

    Devamını oku...

  • Yılın annesi yardım bekliyor

    Yılın annesi yardım bekliyor Aysel Doğan, Dünya Şizofreni Derneği’nin kurucusu.

    Devamını oku...

  • Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları...

    Anneler Günü'nün çağrıştırdıkları... Üst üste üç yıl hamilelik yaşayıp, hormonların istilasına uğradıktan sonra, hâlâ değişmemiş olabilir miyim?

    Devamını oku...

  • Şimdi yenilenme zamanı...

    Şimdi yenilenme zamanı... Evet, her ne kadar İstanbul bu kış çok soğuk ve yağışlı geçirmese de uzun ve çalkantılı bir dönemden sonra, sonunda bahar kendini gösterdi.

    Devamını oku...

VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN

  • utangac cocuk 1
    Çocuğunuz utangaç mı?
  • ofis hamile egzersiz
    Hamilelikte ofis egzersizleri
  • cinsellik
    Anne, seks nedir?
  • renkler-crop
    Her rengin bir anlamı var
  • bebeklerdudakokuyorkapak
    Bebeğe hoş geldin hediyeleri
  • kadin 1
    İlişkide kadın ve erkek ne ister?
  • uyku zeka
    Geç uyuyanların IQ'su yüksek!
  • pismanlik
    Kadınların sekse dair pişmanlıkları...
  • uyku duzeni
    Kilo vermek için uyuyun
  • burclara gore ev tercihleri
    2014 burç yorumları

Abonelik İçin Hemen Başvurun

wmm footerbg 01.2012

E-Bülten Kayıt :